Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/13287 E. 2010/10644 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/13287
- Karar No
- 2010/10644
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay C.Başsavcılığının 06/06/2008 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 116/1. maddesinde belirtilen konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca yapılan karşılaştırmada, 375 TL olan suça konu güvercinlerin değerinin yerleşik uygulamalara göre pek hafif kabul edilen değerinin, 765 sayılı Yasanın 522. maddesi uyarınca sanık lehine değerlendirilmemesi,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte olan 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin sanık hakkında değerlendirilmemesi,
4- Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa ile değişik 5395 sayılı ÇKK’nun 24 ve 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca sanığın kanuni temsilcisine uzlaşma teklifinde bulunulmasının zorunlu olduğu, ancak inceleme tarihinde sanığın 18 yaşını doldurduğu anlaşılmakla; sanığa ve katılana usulüne uygun yeniden uzlaşma teklifinde bulunulması zorunluluğu,
5-Sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCY’nın 493/1,522,55/3,59/2. maddelerine göre , 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b,31/3,62,116/1,31/3,151/1,31/3. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanık hakkında 5395 sayılı Yasanın 24 ve 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanması durumda ; 5237 sayılı Yasa hükümleri; uzlaşma hükümlerinin uygulanamaması halinde, 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
6-Kabule göre de;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan ve geçmiş hapis cezası hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nun 50/1. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlara çevrilmeyerek aynı Yasanın 50/3. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 22/06/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.