Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/8191 E. 2026/11460 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/8191
- Karar No
- 2026/11460
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2309 Esas, 2025/2605 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/355 Esas, 2025/80 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... 813 parsel sayılı taşınmazın 7.129,76 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesini, aksi kabul edildiği takdirde objektif değer artışının %600-800 oranında uygulanmasını, taşınmazın gerçek kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların kimlik bilgilerinde hata olduğundan bahisle bir kısım davalılar tarafından ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/434 Esas sayılı dosyasında nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası açıldığını, bu dava sonucunda verilecek kararda davalıların kimlik bilgileri düzeltilerek gerçek tarafların davaya dahil edilmesinin sağlanacağını, gerçek davalılar henüz davaya dahil edilmemişken taraf teşkili sağlanmadan esasa girilerek bedelin yatmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, aksi kabul edilse bile Mahkemece verilen bloke kararı hatalı olup verilen sürelerin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; tespit edilen kamulaştırma bedelini depo etmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun olarak 15 günlük süre verildiği, verilen süre içerisinde depo kararının yerine getirilmediği, bu defa son kez on beş günlük kesin süre verilerek kesin sürenin yasal sonuçlarının davacı tarafa ihtarına karar verildiği, kesin süre içerisinde tespit ve tayin edilen kamulaştırma bedelinin davacı yanca depo edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında "... Tarafların anlaştığı veya tarafların anlaşamaması halinde hakim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın, peşin ve nakit olarak veya kamulaştırma bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise, ilk taksitin yine peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere 10 uncu maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye on beş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir" hükmünün düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 94 üncü maddesinde "Kanunun belirlediği süreler kesindir. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar." hükmüne yer verildiği, İlk Derece Mahkemesince 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı iki defadan fazla verilen sürelere rağmen kamulaştırma bedeli yatırılmadığından ve duruşma tarihleri arasındaki süre 15 günden fazla olmakla kanunda öngörülen kamulaştırma bedelini yatırma sürelerinin davacı idareye fiilen tanındığı, davacı idarece kendisine tanınan ve kanunda belirtilen süreleri de aşan süreler içerisinde kamulaştırma bedelinin yatırmadığı, öte yandan davacı idare vekili, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/434 Esas sayılı dosyasında nüfus kayıt düzeltme davası açıldığını, dava sonucunda gerçek tarafların davaya dahilinin sağlanacağını, taraf teşkili sağlanmaksızın esasa girilerek bedelin yatmamasından dolayı davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de 2942 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi ve adı geçen dosya davacılarının eldeki dosyada kendi talepleri ile dosyaya müdahil oldukları anlaşılmakla taraf teşkilinin sağlanmadığı yönündeki iddianın da yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği hâlde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının gereği yerine getirilmediği de gözetildiğinde, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ekonomisi kapsamında bozulmasına yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.