Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/809 E. 2026/10720 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/809
Karar No
2026/10720
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1626 Esas, 2025/2003 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/418 Esas, 2025/180 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedeli istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisi ...'in tapuda maliki bulunduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 88... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını ileri sürerek kamulaştırılmasız el atma tazminat bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, her ne kadar 17.01.1958 yılında kesinleşen kadastro tespiti ile davacı murisi mülkiyeti kazanıp hak sahibi olmuşsa da bu hak sahipliği verasetin intikali yoluyla olduğunu, 221 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 1961 tarihinden önce dava konusu taşınmazlara davacıların kök murisi sahip olduğundan varislerin dava açma hakkı olduğu hâlde, 221 Sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi gereği kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açma haklarını kullanmadıklarından hak düşürücü süre sebebiyle davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tesis kadastrosu ile muris malikler adına 17.01.1958 tarihinde tapusunun oluştuğu, dava açma hakkının da bu tarihte elde edildiği, dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden çok önce ... Suyu Memba Sahası ve İsale Hattı olarak el atıldığı, 221 sayılı Kanun 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe girmiş olup kök tapu kayıtlarının iş bu yürürlük tarihinden önce oluştuğu dikkate alındığında, maliklerin 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca 13.01.1963 tarihine kadar gayrimenkulün bedelini dava hakkı bulunduğu hâlde, bu haklarını kullanmadıkları, 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21/4/2022 tarihli 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek işbu dava konusu parseller yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın geldiği, 88... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanakları ve kök tapu kayıtları incelendiğinde, 2613 Sayılı Kadastro ve Tapu Tahrir Kanunu'nun 35 inci maddesi gereği yapılan tesis katadastro cetvellerinin 15.10.1959 tarihinde askıya çıkıp 16.12.1959 tarihinde askıdan indirildiğini ve 18.03.1960 tarihinde tapunun oluştuğunu, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Haziyeye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/809, K. 2026/10720, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-809-e-2026-10720-k-21f58a3941b0