Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/6174 E. 2026/11390 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/6174
- Karar No
- 2026/11390
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/471 Esas, 2016/254 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, Kartepe ilçesi, ... köyü 597 parsel (yenileme ile 2 18... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek bedelinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın tarla vasfında olduğunu, emsal seçiminin ve incelemesinin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, arta kalan alandaki değer azalışının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, arta kalanda kısımdaki değer azalışı ile ağaç bedelinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedellerinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4.Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye göre; dava konusu ... köyü 597 parsel sayılı 4.200,00 m² yüz ölçümlü taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu 2 18... parsel numarası ile 4.200,53 m² olarak tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
5. Bu durumda; ada ve parsel numarası ile alanı değişen dava konusu taşınmazın oluşan yeni tapu kayıtları ile yeni kadastro krokileri ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden getirtilip yeni duruma göre kamulaştırılan alanın sayısal koordinatlarını içerir şekilde ölçekli kroki üzerinde gösterilmesi için fen bilirkişisinden, kamulaştırma bedelinin yenileme sonrası oluşan yüzölçümüne göre yeniden tespiti için ise bilirkişi kurulundan ek rapor alınması ve infazda tereddüt oluşmaması için yeni tapu bilgileri üzerinden tescil hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
6. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ile 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde değildir.
7. Hüküm altına alınan bedelden acele el koyma bedelinin mahsubundan sonra kalan fark bedelin, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm fıkrasında açıkça gösterilmemesi hatalıdır.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile kararın BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.