Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5286 E. 2026/12395 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5286
- Karar No
- 2026/12395
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1729 Esas, 2026/111 Karar KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, 934 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, 948 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın, davacı ...'nin talebinin kabulüne, diğer davacıların taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... köyü 9 34... parsel sayılı taşınmazlara fiilen el atıldığından kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2017/38 Esas, 2021/320 Karar sayılı kararı ile davanın, 934 parsel sayılı taşınmaz yönünden reddine, 948 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın, davacı ...'nin talebinin kabulüne, diğer davacıların taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 31.12.2024 tarihli ve 2023/1295 Esas, 2024/2215 Karar sayılı kararı ile davaya konu 9 34... parsel sayılı taşınmazlara davalı kurum tarafından 10.10.1958 tarihli ve 4/10830 sayılı kamu yararı kararına istinaden kamulaştırma işlemlerine başlanıldığı ve nato boru hattı yapılarak el atıldığı, ancak dava konusu 934 parsel sayılı taşınmazda davacılardan hiçbirinin malik olmadığı, 948 sayılı parselde ise yalnızca davacı ... ... malik sıfatının bulunduğu, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/13 Esas sayılı dosyasında Hazine tarafından orman iddiasıyla açılan davanın reddedildiği ve ret kararının idarenin temyizden vazgeçmesiyle kesinleştiği, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki 948 parsel sayılı taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu; ancak taşınmazın (A) harfi ile işaretli 536,02 m² ve (B) harfi ile işaretli 28,08 m² kısımlarının bedeline hükmedildiği halde sadece (A) harfi ile işaretli 536,02 m² kısımı yönünden tapu iptali kararı verilmesi, boru hattı yapılarak el atılan taşınmazın el atılan kısmının idare lehine tesciline karar verilmesi gerekirken yersiz olarak terkinine karar verilmesi, davalı idarenin harçtan muaf olduğu gözetilmeden yazıl şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince resen yapılan değerlendirme sonucunda İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazda davacı ...’nin 330/4400 oranında malik olduğu, bilirkişi kurulunca (A) harfli 536,02 m²lik el atılan kısım ile (B) harfli olup işe yaramayacak olan 28.08 m²lik kısım olmak üzere toplam 564,10 m²lik kısımdaki davacı payını, 1.300,00 TL/m² birim bedeli üzerinden 54.999,75 TL olarak hesaplaması gerekirken, hesaplama hatası sonucu 549.997,50 TL olarak hesaplaması neticesi, sonuç itibarıyla fazlaya hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, taşınmazın tapu kaydındaki takyidatların hüküm altına alınan bedele yansıtılmaması hususu kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, 934 parsel sayılı taşınmaz yönünden reddine, 948 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın, davacı ...'nin talebinin kabulüne, diğer davacıların taleplerinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, lehe vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.