Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1540 E. 2026/10709 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1540
Karar No
2026/10709
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/5065 Esas, 2025/2103 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/42 Esas, 2024/259 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi 11 05... parsel sayılı taşınmazlardan yol geçirildiğini belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, dava konusu taşınmazların usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, dava konusu taşınmaza 1983 yılı öncesinde el atıldığından taşınmazın tarla vasfında kabul edilip değerlendirilmesinin net gelire göre yapılması gerektiğini, davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretin hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza davalı idarece, en son 1996 yılındaki yol genişletme çalışmaları kapsamında el atıldığı anlaşıldığından, el atmanın 04.11.1983 sonrası olduğu kabul edilerek hükme esas ek raporda, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilmesinde, bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsal ile dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, emsal alınan satışın dava öncesinde tapuda yapıldığı, buna ilişkin evrakların dosyaya celp edildiği, emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplanmasında, dava konusu taşınmazın düzenleme ortaklık payı düşülmemiş kadastro parseli emsalin ise % 34 düzenleme ortaklık payı düşülmüş imar parseli olması nedeniyle, ... Belediye Başkanlığının cevabi yazısına göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki düzenleme ortaklık payı kesinti miktarının % 30-% 35 oranında olduğu bildirildiğinden dava konusu taşınmazdan % 34 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi ile dava tarihi olan 16.01.2024 tarihi itibarıyla taşınmazın metrekare birim fiyatının 2.614,61TL olarak hesaplanmasında, davalı kurumun sorumlu tutulmasında, hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde, yargılama giderinin ve nispi vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, ancak dava konusu taşınmazların tapu kaydında davacıya ait paylarda yer alan haciz şerhlerinin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru değil ise de yapılan bu yanlışlığı düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülerek başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1540, K. 2026/10709, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1540-e-2026-10709-k-3bee71642151