Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1997 E. 2026/10711 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1997
- Karar No
- 2026/10711
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/5118 Esas, 2025/3925 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/356 Esas, 2024/782 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davanın dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 12... parsel sayılı taşınmazın bir kısmına davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını, her ne kadar taşınmaz hakkında acele el koyma kararı alınmış ise de makul süre içinde bedel tespit ve tescil davası açılmadığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı idare vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 12... parsel sayılı taşınmazın 1.897,62 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Asıl davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza dair acele el koyma kararı alındığını, tespit edilen acele el koyma bedelinin bankaya depo edildiğini, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini, kamulaştırma sürecinin devam etmekte olup bedel tespit ve tescil davasının açılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Birleştirilen davada davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, arazi kabul edilirse de objektif değer atış oranının % 300 olması gerektiğini, ağaç bedellerinin düşük hesaplandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebe ürünlerinin doğru olmadığını, kapitalizasyon faizinin %3 alınması gerektiğini, arta kalan kısımdaki değer azalışının çok düşük belirlendiğini ileri sürmüştür.
2. Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, birleştirme kararının yanlış olduğunu, asıl davada konusuz kalması nedeniyle vekâlet ücretinin yarısının hükmedilmesi gerektiğini, faizin türünün ve faize ilişkin hükmünün yasal dayanağı mevcut olmadığından kararın bu yönden hatalı olduğunu, davalı idare aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini, objektif değer artış oranının gerekçelerine yeterince yer verilmediğini, arta kalan kısımda değer azalışının yüksek verildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın keşifte yapılan gözlem, toplanan deliller ve alınan beyanlar doğrultusunda sulu tarım arazisi kabul edilerek ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü 2022 yılı münavebe listesinde yer alan buğday, s.mısır, bezelye, pamuk ürünün münavebesi alınarak kapitalizasyon faizinin % 4 ve aynı kriterlere dayanmayan gerekçelendirilerek ve o yöreden geçen dosyalara göre % 55 objektif değer artışı uygulaması ve kamulaştırma değerine ağaç bedellerinin eklenmesi, kamulaştırmadan arta kalan kısma da geometrik durumun değişmesi gözönüne alındığında uygulanan değer azalışı oranının doğru kabul edildiği, her ne kadar kamulaştırmasız el atma davası ile kamulaştırma davası birlikte görülmesi doğru değil ise de ancak birlikte açıldıysa Yargıtay içtihatlarına göre birlikte bakılmasında bir sakınca olmadığı, ancak usul hatası yapılmaması konusuna İlk Derece Mahkemesinin dikkat etmesi gerektiği, konusuz kalan el atma davasında idare vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesini istemiş ise de bu davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden bu talebi de yerinde görülmediği, davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı göz önünde bulundurulduğunda yasal faiz uygulanmasının yerinde olduğu, ancak İlk Derece Mahkemesince tarih başlangıçlarının ilk verilende dava tarihi, daha sonrakinde ise 4 ay sonrasında verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, birleştirilen davada davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kalan asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek bilirkişi heyetince münavebe sisteminin tamamına yüksek gelir getiren ürünlerin dâhil edilmek suretiyle kamulaştırma bedelinin hesaplanmış olmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilini, birleştirilen dava ise kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak; üzerindeki ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumuna göre maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekilinin tüm, asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekilinin tüm, asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (2) numaralı bendinin (c) ile gösterilen alt bendinde yer alan "davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrası 24.09.2023 tarihinden ilk karar tarihi olan 11/09/2023 tarihine kadar yasal faiz" kısmının hükümden çıkarılması, yerine; "dava tarihi olan 23.05.2023 tarihinden, karar tarihi olan 11.09.2023 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz" ibaresinin eklenmesi, yine aynı alt bentte yer alan "davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrası 24.09.2023 tarihinden ikinci karar tarihi olan 27/09/2024 tarihine kadar yasal faiz" kısmının hükümden çıkarılması, yerine; "dava tarihi olan 23.05.2023 tarihinden, ikinci karar tarihi olan 27.09.2024 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl davada davacı-birleştirilen davada davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.