Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1986 E. 2026/10706 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1986
- Karar No
- 2026/10706
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1831 Esas, 2025/3963 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/489 Esas, 2025/105 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davada dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyalardaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 02... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını, her ne kadar taşınmaz hakkında acele el koyma kararı alınmış ise de makul süre içinde bedel tespit ve tescil davası açılmadığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı idare vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 02... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Asıl davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza dair acele el koyma kararı alındığını, tespit edilen acele el koyma bedelinin bankaya depo edildiğini, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini, kamulaştırma sürecinin devam etmekte olup bedel tespit ve tescil davasının açılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Birleştirilen davada davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; münavebe ürünlerinin hatalı olduğunu, üretim giderlerin brüt gelirinin 1/3'ü oranında alınması gerekirken fazla alındığını, kamulaştırmadan arta kalan kısım için değer azalışı hesaplanması gerektiğini, objektif değer artış oranının düşük uygulandığını, kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporunda münavebe sisteminin tamamına yüksek gelir getiren ürünlerin dâhil edilmek suretiyle kamulaştırma bedelinin hesaplandığını, ürün çeşitliliğinin sağlanmadığını, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirildiğini, ancak sulama kaynağının ne olduğunun açıkça gösterilmediğini, neye göre sulu olduğunun belirtilmediğini, asıl davada davacı lehine vekâlet ücreti verilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın keşifte yapılan gözlem, toplanan deliller ve alınan beyanlar doğrultusunda sulu tarla olarak kabulüyle yörede tarımı yapılan ve ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü 2023 yılı münavebe listesinde yer alan buğday, s.mısır, dane mısır ve pamuk münavebesi yapılarak ve % 4 kapitalizasyon faizin uygulanması ve yerleşim yerine çok yakın olması dolayısıyla kapitalizasyon faizi ile aynı kriterlere dayanmayan objektif değer artışı uygulamasının yerinde olduğu, ayrıca davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı göz önünde bulundurulduğunda dava tarihinden itibaren 4 ay sonrası için yasal faiz uygulanmasının ve davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, birleştirilen dava kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekilinin tüm, asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekilinin tüm, asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin ikinci paragrafında yer alan "dava tarihi olan 16/05/2023 tarihinden (usuli kazanılmış hak gözetilerek) ilk karar tarihi olan 11/09/2023 tarihine kadar uygulanan yasal faiz" kısmının hükümden çıkarılması, yerine "dava tarihi olan 16.05.2023 tarihinden, ilk karar tarihi olan 11.09.2023 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz" ve aynı bendin üçüncü paragrafında yer alan "dava tarihinden 4 aylık sürenin bitim tarihi olan 17/09/2023'ten İlk Derece Mahkemesinin ikinci karar tarihi olan 07/03/2025 tarihine kadar yasal faiz" ibaresinin hükümden çıkarılması, yerine; "dava tarihi olan 16.05.2023 tarihinden, ikinci karar tarihi olan 07.03.2025 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl davada davacı birleştirilen davada davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.