Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/438 E. 2026/10702 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/438
Karar No
2026/10702
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3195 Esas, 2025/315 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kelkit 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/433 Esas, 2025/211 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaza müdahalenin önlenmesi tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin de paydaşları arasında bulunduğu Gümüşhane ili, Kelkit ilçesi, .../... 2 16... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından ... projesi kapsamında kamulaştırma işlemleri tamamlanmadan fiilen gölet yapım çalışmalarına başlanmak suretiyle el atıldığını, müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edilmesi sebebiyle kamulaştırmasız el atma sonucu oluşan haksız müdahalenin menine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle açılan davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz davanın külliyen reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, ancak davalı idarenin harçtan muaf olmasına rağmen kararda harçların yargılama giderlerine dahil edilerek davalı idareden tahsiline hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmaz hakkındaki müdahalenin men'i istemli eldeki dava devam ederken 31.10.2024 tarihinde iş bu dosyanın davalısı ... Genel Müdürlüğü tarafından iş bu dosyanın davacısı ... aleyhine kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemiyle dava açıldığı, Kelkit Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.04.2025 tarihli ve 2024/388 Esas, 2025/161 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın tescil yönünden kesin, bedel yönünden ise istinafı kabil olduğu, her ne kadar söz konusu dosyada verilen kararın tümden kesinleşmesinin beklenilmesi gerekmekte ise de davalı kurum vekilinin istinaf dilekçesinde açıkça ve net olarak karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara herhangi bir itirazlarının bulunmadığını ve istinaf başvurularının hükmün ferileri yönünden olduğunu bildirdiği, dolayısıyla kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil dosyasının tümden kesinleşmesinin beklenilmemiş olmasının istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri dikkate alındığında kaldırma sebebi yapılamayacağının anlaşıldığı, davalı idarenin kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasını pazarlıkla satın alma görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığı ve uzlaşmazlık tutanağının düzenlendiği 05.07.2023 tarihinin üzerinden yaklaşık bir yılı aşkın süre geçtikten yani yerleşik içtihatlarda belirtilen altı aylık makul süre dolduktan sonra 31.10.2024 tarihinde açtığından ve çekişmeli taşınmaza fiilen el attığından, davacı tarafın eldeki davayı açmakta hukuki yararı ve haklılık durumunun bulunduğu, ancak davalı idarenin harçtan muaf olmasına rağmen, başvurma harcı ve peşin harcın yargılama giderlerine dahil edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi ve davaya konu taşınmaza davalı idare tarafından 1983 yılından sonraki bir tarihte el atıldığı, somut dosyada, tevzi formuna göre 1.000 TL üzerinden başvurma ve peşin harç yatırıldığı, yargılama sırasında da ıslah dilekçesi sunularak harç ikmali yapılmadığı, dolayısıyla harcı yatırılan ve sonradan konusuz kalan dava değerinin 1.000,00 TL olduğu gözetilmeden, davacı lehine bu değeri aşacak şekilde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflarına ıslah için süre verilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu haliyle davanın konusuz kaldığı kabul edilerek verilen karar verilmesine yer olmadığı kararında maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1000 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davalı idare tarafından maktu vekâlet ücreti veya hesaplanması yönünden bir itirazda bulunulmadığını, istinaf mahkemesinin ancak istinaf dilekçesinde dile getirilen itiraz ve iddialarla sınırlı olarak inceleme yapması gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/438, K. 2026/10702, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-438-e-2026-10702-k-b0772eea70bb