Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/472 E. 2026/8301 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/472
- Karar No
- 2026/8301
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/364 Esas, 2024/649 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun)10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile göl alanı olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... 155 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum taşınmaz bedelini belirlerken taşınmazın ... tarla olduğunu belirterek düşük bir bedel belirlediğini ve müvekkilinin mağduriyetini artırdığını, dava konusu taşınmaz sulanabilir nitelikte olup ... Nehrine ve sulama kanallarına çok yakın bir yerde olduğunu, dolayısıyla taşınmaz bedeli belirlenirken münavebe yelpazesinin geniş tutulması ve bu şekilde bir bedel tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın tarihi dokuya haiz bir yerde olduğunu, bu nedenle kamulaştırma bedeli belirlenirken taşınmazın sahip olduğu tüm vasıflar dikkate alınarak bir bedel tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca davacı idarenin dava dilekçesinde tarihi eserlerin taşınması bahanesiyle taşınmaza girebilmek için tedbir konmasını istediğini, bu durumun açıkça mülkiyet hakkına aykırılık teşkil etttiğini, kamulaştırılmamış alana idare tarafından el atılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2023 tarihli ve 2022/642 Esas, 2023/267 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve tapudan göl alanı olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu taşınmaza arazi vasfına göre değer biçilmesi gerekirken arsa vasfında kabul edilerek değer biçilmesinin hatalı olduğunu, emsal olarak alınan taşınmazın dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olmamasına rağmen dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 6 kat daha değerli kabul edildiğini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, haksız kazanç ve kamu zararı oluşmasına neden olduğunu, ayrıca taşınmazın birim bedeli 115,14 TL/m² olarak hesaplanarak çok yüksek bir bedel ortaya konulduğunu, taşınmazın metrekare birim fiyatının olması gerekenin çok üzerinde hesaplandığını, gerek beyanlara ve gerekse bilirkişi raporlarına yapılan itirazlar nazara alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurulmuştur.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışların kıyaslanması suretiyle değerinin tespit edildiği belirtilmiş ise de yapılan hesaplama neticesinde taşınmazın 2016 yılı itibarıyla arazi metrekare değerinin hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı taraftan kaynaklanmayacak nedenlerle eski bedelinin davalı tarafa ödenmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın 6 yıl önceki değerinin, 6 yıl sonra müvekkile verilmesinin hukukla ve vicdanla bağdaşmadığını, taşınmazın 2016 yılı değeri değil, karar verildiği tarihteki değerinin davalı tarafa ödenmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli ve 2023/959 Esas, 2023/1743 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, bilirkişi heyetince uygun emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazın değerinin hesaplandığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli ve 2023/959 Esas, 2023/1743 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını aynı kamulaştırma kapsamında kamulaştırılan ve dava konusu taşınmaza yakın ve benzer konumdaki ... ili, ..., ... 150 parsel sayılı taşınmaza ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/511 Esas, 2017/124 Karar sayılı kararı ile arazi niteliğine göre ve yine ... ili, ..., ... 143 parsel sayılı taşınmaza ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/5 Esas, 2020/294 Karar sayılı kararı ile arazi niteliğine göre değer biçilmiş olup bu kararların Dairemiz denetiminden geçmek sureti ile 04.11.2020 tarihli ve 2020/3051 Esas, 2020/9170 Karar sayılı ve 30.11.2022 tarihli ve 2022/8974 Esas, 2022/17224 Karar sayılı kararları ile taraf temyizi ile onandığı tespit edildiğinden öncelikle dava konusu taşınmazın arsa mı, arazi mi olduğunun belirlenmesi gerektiğini, bunun için de taşınmazın değerlendirme tarihi olan 30.06.2016 tarihinde belediye imar planı içinde olup olmadığı, imar planı içerisinde ise tarihi, ölçeği ve türü (1/1000, 1/1500, 1/25000 uygulama, nazım...) araştırılarak, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde olmadığının tespiti durumunda belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun mahal olup olmadığı hususları Belediye Başkanlığından ayrıntılı olarak sorulup, alınacak yazı cevabına göre, taşınmazın vasfı belirlendikten sonra taşınmazın niteliğine göre oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde keşif yapılmasını, arsa ise 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca yakın tarihte satışı yapılan emsallerle dava konusu taşınmazın üstün ve eksik yönleri belirtilmek suretiyle mukayese yapılıp dava konusu taşınmaz ile bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen 2016 yılı emlak vergisine esas olan metrekare değerleri de ilgili Belediye Başkanlığından istenip, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden ve dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihinde, bilirkişi kurulunca somut emsal kabul edilecek taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorulup düzenleme ortaklık payı düşülüp düşülmeyeceği hususunda bilirkişi raporu denetlenerek, tarım arazisi ise aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca; o yörede mutad olarak ekilen münavebeli ürünleri ve münavebeye alınan ürünlerin dekar başına verim miktarları İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden, değerlendirme tarihi olan 2016 yılı dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg satış fiyatlarının da ilgili resmi kuruluşlardan sorulmasından sonra taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre varsa objektif değer artırıcı unsurlarda gözetilerek bedel belirlenerek, hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile açıklanan hususlarda değerlendirme yapılmadan taşınmaza arsa olarak değer biçen rapor doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan reddine ilişkin kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı uyarınca inceleme yapılarak davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve tapudan göl alanı olarak terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, faizin hatalı belirlendiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı aşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.