Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/4108 E. 2026/11496 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4108
- Karar No
- 2026/11496
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1853 Esas, 2025/2835 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/685 Esas, 2024/126 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili, Akçakoca ilçesi, ... köyü 1 28... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespitini ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihi ile karar tarihi arasında yaklaşık 4 aylık bir süre bulunduğunu, dolayısıyla kamulaştırma bedelinin dava tarihi itibariyle belirlendiğini ve çok hızlı bir şekilde 4 aylık bir sürede davanın karara bağlandığı dikkate alındığında 4 aylık enflasyon farkının yasal faizi aşmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faize hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, her ne kadar davaya konu parsel raporda kapama fındık bahçesi olarak nitelendirilmişse de raporda sulu tarım arazisi mi kuru tarım arazisi mi olduğuna ilişkin bir tespite yer verilmediğini, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında sulu tarım arazisinin kapitalizasyon faizinin %4, kuru tarım arazisinin ise %5 olarak hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bilirkişi raporunda Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 11.10.20 18... .04.2017 tarihli kararlarına atıfta bulunarak "üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olmayacağı" gerekçesiyle hesaplama yapmışsa da bu gerekçenin hatalı olduğunu, Akçakoca İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2022 yılı değer tablosuna tamamen uyumlu bir şekilde hesaplama yapılması gerekmektiğini, bilirkişinin ortalamanın üstünde olacak şekilde dekar başına fazla verim alınabileceği hususu kabul edilse dahi kabul edilen üretim maliyetleri baz alındığında, arazinin metrekare değerinin olduğundan çok yüksek çıktığını, taşınmazın kullanım tarzı ve nitelikleri kapitalizasyon faizi içerisinde değerlendirilmiş olduğu halde bu gibi özelliklerin mükerrer olarak objektif değer artırıcı unsurlar olarak ve çok fahiş bir oran üzerinden değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, kamulaştırma davalarında kesilen ağaç bedellerine hükmedilebilmesi için öncelikle "ağaçların kesim çağına ve yaşına gelmesi ile ağacın ömrü, kapasitesi, peryodisitesi gibi" unsurların da tespit edilmesi gerektiğini, raporda buna ilişkin bir tespit yapılmadığını, daimi irtifak tesis edilen alan üzerindeki fındık ocaklarının (fındık ağacı) bedelinin taşınmaz kapama fındık tesisi olduğundan ve arzı değer hesabı hakim ürün fındık ziraati üzerinden gelir metodu ile hesaplandığından fındık ağaçları için ayrıca bir bedel hesabı yapılamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değerinin tespit edilmesinde, bu doğrultuda hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, her ne kadar 2022 yılı verilerinin uygulandığı belirtilmiş ise de 2023 yılı verilerinin dosya arasına alınıp incelenmesine marul ürünün verimi bir miktar yüksek alınmış ise de sonuç metrekare birim fiyatın istinaf eden idarenin lehine olduğu değerlendirilmiş, taşınmazın niteliği, tamamının yüz ölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmış olup, dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin işletilmesinin doğru bulunduğu, davanın niteliği gereğince davacı idare lehine, davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüz ölçümü, geometrik durumu ve boru hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle daimi ve geçici irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.