Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3992 E. 2026/9719 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3992
Karar No
2026/9719
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/258 Esas, 2026/61 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin davacılardan ..., ... ve ...'nın payına düşen bedeller yönünden başvurusunun miktar itibarıyla kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin diğer davacıların payları yönünden başvurusu ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 06.01.2026 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu gözetildiğinde; davalı ... Bakanlığının sorumlu olduğu kısım yönünden davacılardan ..., ... ve ...'nın paylarına düşen miktarların dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, adı geçen davacılar yönünden davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... vekilinin davacılardan ..., ..., ..., ... ve ...'ın payları yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 347 96... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın pompa istasyonu kurmak ve duvarla çevirmek suretiyle fiilen el atıldığını, ayrıca imar planında ... eğitim alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili idareye ait herhangi bir tesis veya fiili el atma bulunmadığını, taşınmazın eğitim alanı olarak ayrılmış olsa bile mülkiyetin sonradan Hazineye geçeceğini, bu nedenle husumetin Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 15 inci ve 18 inci maddeleri uyarınca kamulaştırma sorumluluğunun belediye veya valilikte olduğunu, davacıların taşınmazı edindikten sonra 5 yıllık sürenin dolup dolmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmediğininden davanın reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek üzere vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; 133 74... parseldeki eski pompa istasyonu alanına ilişkin hisselerin daha önce kamulaştırıldığını ve bedellerinin ödendiğini, bu nedenle mükerrer ödeme doğacağını, eski pompa istasyonunun komşu 347 96... parsele taşınmak üzere yeni tesisin yapımının sürdüğünü, tamamlanınca eski tesisin kaldırılacağını, buna göre dava konusu taşınmaz için yeniden kamulaştırma bedeli ödenmesinin kamu zararına sebep olacağını, fiili el atmanın bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idarelerden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın mülkiyeti Hazine adına tescil edileceğinden husumetin Hazineye yöneltilerek müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 uyarınca harç maktu olarak belirlendiğinden davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin de maktu olması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; 133 74... parseldeki eski pompa istasyonu alanına ilişkin hisselerin daha önce kamulaştırıldığını ve bedellerinin ödendiğini, bu nedenle mükerrer ödeme doğacağını, eski pompa istasyonunun komşu 347 96... parsele taşınmak üzere yeni tesisin yapımının sürdüğünü, tamamlanınca eski tesisin kaldırılacağını, buna göre dava konusu taşınmaz için yeniden kamulaştırma bedeli ödenmesinin kamu zararına sebep olacağını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu yönünden; istinaf incelemesine konu edilen Mahkeme kararı ile kabul edilen tazminat tutarlarından davacılar ..., ... ve ...’nın payına düşen miktar yönünden istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verildikten sonra davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin diğer davacıların payları yönünden ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının esasına ilişkin yapılan değerlendirmede; dava konusu taşınmazın 5.850 m² yüz ölçümlü olduğu, taşınmazın onaylı imar planında "Eğitim Tesis Alanı" olarak ayrıldığı, davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından fen bilirkişi raporuna göre 1.350 m²lik kısmına Pompa İstasyonu yapılmak suretiyle el atıldığının anlaşıldığı, bu durumda fiilen el atılan kısımdan davalı ... Genel Müdürlüğü sorumlu olduğu gibi uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği dikkate alındığında ... Genel Müdürlüğü tarafından fiilen el atılan kısım dışında kalan kısmın bedelinden de davalı ... Bakanlığının sorumlu olduğunun açık olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacılar payının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline dair kararda istinaf itirazında bulunan tarafın sıfatı da dikkate alındığında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmaza fiilen el atılmamış olduğu gözetildiğinde, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin Davacılardan ..., ... ve ...'nın Paylarına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı ... Vekilinin Davacılardan ..., ..., ..., ... ve ...'ın Paylarına İlişkin Temyizi Yönünden; 1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin (10) numaralı bendinde yer alan "298.660,90" sayısının hükümden çıkartılması, yerine "17.900,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3992, K. 2026/9719, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3992-e-2026-9719-k-de20c5b2d2c8