Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3368 E. 2026/11113 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3368
- Karar No
- 2026/11113
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1557 Esas, 2025/2296 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Düzce 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/98 Esas, 2025/26 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili, Çilimli ilçesi, ... Mahallesi 5 89... parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Dahili davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; %170 oranında uygulanan objektif değer artışının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, fındık bahçesinin değerinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, bilirkişilerce dava konusu taşınmazın ifrazı sonrası arta kalan 5 89... parsel için geometrik şeklinin bozulması ve üçgen şeklini alması nedeniyle %15 oranında değer düşüklüğü olduğu gerekçesiyle bedel hesaplaması yapıldığını, dava konusu taşınmazın kamulaştırma öncesinde de düzgün olmayan bir formda olduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırılması sonrası arta kalan kısımda bulunan ağaçlardan elde edilen ürünün cinsi, miktarı, masrafları, pazarlaması üzerinde herhangi bir değişiklik olmayacağını, dolayısıyla bir değer düşüklüğünden söz edilemeyeceğini, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın metrekaresi için hesaplanan kamulaştırma birim bedelinin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.