Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2217 E. 2026/11634 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2217
- Karar No
- 2026/11634
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3740 Esas, 2025/606 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/529 Esas, 2025/148 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1332 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurularında bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin yanlış yöntemle belirlendiğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilebilmesi için gerekli şartları sağlamadığını, tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, taşınmazın özellikleri düşünüldüğünde emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan tespit edilen orandan daha fazla değerli olduğunu, bilirkişi raporunda karşılaştırmanın hatalı yapıldığını, taşınmaz üzerindeki bağın bedelinin usule uygun yöntemle hesaplanmadığını, bağın yaşının tespit edilmediğini, yapılan hesaplamanın bilimsel kıymet takdir yöntemine aykırı olduğunu, bedelin yüksek tespit edildiğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'ün hüküm tarihinden önce ölmesi nedeniyle istinaf tarafından kaldırma kararı verilmesinin yanlış olduğunu, ölü kişi adına açılan davanın reddine karar verilemesi gerektiğini, bu kararın temyizi üzerine esasa girilmeden talebin usulden reddedildiğini, ilk açılan kamulaştırma davasından önce muris ...'ün pazarlığa davet edildiğini, daha sonra kamulaştırma davasının Yargıtay tarafından bozulması üzerine fark kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeniyle davanın reddedildiğini, ret kararı ile davadan önce yapılan pazarlık görüşmesinin de iptal olduğunu, kamulaştırma davasından önce uzlaşma şartının yerine getirilmesi gerektiğini, idare güncel kıymet takdiri yaparak davalıyı pazarlık görüşmesine çağırsaydı muris ...'ün ölü olduğunu tespit ederek mirasçılarına dava açabileceğini, eski tarihli keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile belirlenen bedel üzerinden karar verildiğini ancak mirasçıların davaya dahil edildiği tarihe göre kıymet taktirinin yapılması gerektiğini, dahili dava dilekçesinin mahkemeye verildiği tarihin değerlendirme tarihi olması gerektiğini, 03.09.2021 tarihinde açılan dava sonucunda ancak 08.07.2025 tarihli karar ile parayı çekebildiklerini, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, emsal araştırması yapılmadığını, faizin hatalı işletildiğini, Anayasa Mahkemesince yasal faiz uygulanması iptal edilmiş olduğundan belirlenen kamulaştırma bedeline, taraflarına ödendiği tarihe kadar DİE endeksi uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı uyarınca bilirkişi incelemesi yapıldığı, Mahkemece hükme esas alınan 18.02.2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1332 parsel sayılı taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile zeminine emsal karşılaştırması yapılarak ve dava konusu taşınmaza en yakın konumdaki ... Organize Sanayi Bölgesi (KOSBİ) 1. Etap İmar uygulamasında uygulanan düzenleme ortaklık payı oranında kesinti yapılmak suretiyle, üzerinde bulunan asma ağaçlarına ise kaim değer yöntemine göre değer biçildiği, taşınmazın vasfına, konum ve niteliklerine, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına göre bilirkişi kurulunca belirlenen metrekare birim fiyatının uygun, ağaçlara biçilen değerin de yerinde olduğu, belirtilen nedenlerle hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal niteliklere haiz ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleri ile taraf vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi karanna karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a)(3,4) numaralı bentlerinde yer alan " tarihten 4 ay sonrasını takip eden gün olan 04/01/2022 "," yasal faiz" ibarelerinin hükümden ayrı ayrı çıkartılarak yerlerine sırayla "dava tarihi olan 03.09.2021", "Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz" ibarelerinin ayrı ayrı yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.