Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1926 E. 2026/11635 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1926
Karar No
2026/11635
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/4073 Esas, 2025/514 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/540 Esas, 2025/173 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 165 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa olarak kabul edilerek değerinin belirlenmesini, kıymet takdir raporunda belirlenen bedelin gerçeği yansıtmadığını belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurularında bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için tespit edilen ürünlerin net gelirlerinin yüksek hesaplandığını, hesaplamanın resmi verilerle örtüşmediğini, ürünlerin verim miktarı ile satış fiyatının yüksek, üretim masrafının düşük alındığını, üretim giderlerinin masrafın 1/3 ünden fazla olamayacağı kanaatiyle değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, resmi verideki üretim masrafının dikkate alınması gerektiğini, arta kalan kısım için değer azalışı uygulanmasının hatalı olduğunu, gerçek değerlere aykırı olarak yüksek belirlenen kamulaştırma bedelinin kamu zararına neden olduğunu, kurum lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın vasfının hatalı belirlendiğini, taşınmaz arsa vasfında olduğu halde tarım arazisi olarak değer biçildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, tespit edilen bedelin taşınmazın gerçek değerinin çok altında kaldığını, %300 oranında uygulanan objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini, bu oranın en az % 500 olması gerektiğini, dava konusu taşınmazın konumu ve özellikleri dikkate alındığında kapitalizasyon faiz oranının yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece hükme esas alınan 05.02.2025 tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 165 parsel sayılı taşınmaza kısmen kuru kapama bağ kısmen kuru kapama zeytin bahçesi olarak, kapitalizasyon faiz oranı % 5 uygulanmak ve gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatına % 300 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilmek suretiyle değer biçildiği, kısmi kamulaştırma sebebiyle arta kalan ve 9 86... parsel olarak tapuya tescil edilen 783,59 m²lik bölüm için taşınmazın şekli, büyüklüğü, kullanım amacı ve tarımsal bütünlüğünün bozulması sebebiyle %50 oranında hesaplanan değer azalış bedelinin kamulaştırılan kısmın zemin bedeline eklendiği, taşınmazın vasfına, konum ve niteliklerine, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına göre bilirkişi kurulunca belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının ve dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim fiyatının uygun ve resmi verilerle uyumlu, istinaf olunan kararda belirtilen gerekçelere göre arta kalan bölüm için uygulanan değer azalış oranının da yerinde olduğu, belirtilen nedenlerle hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal niteliklere haiz ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, her ne kadar davalı tarafça dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu ileri sürülmüş ise de dosyada bulunan bilgi ve belgelere, taşınmazın bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve Dairelerince Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgu programı üzerinden yapılan incelemeye göre taşınmazın tarım arazisi olarak kabulünün yerinde olduğu gerekçeleri ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1926, K. 2026/11635, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1926-e-2026-11635-k-f90364834089