Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2146 E. 2026/11141 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2146
- Karar No
- 2026/11141
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/4355 Esas, 2025/720 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/220 Esas, 2025/214 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... Mahallesi 1 11... parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, taşınmazın niteliğine ilişkin hatalı değerlendirme yapıldığını, bu nedenle taşınmazın değerinin olması gerekenden yüksek belirlendiğini, taşınmaz tarım arazisi niteliğinde olduğu hâlde arsa olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, emsal seçiminin ve kıyaslamasının hatalı yapıldığını, dava konusu taşınmaz ve emsalin emlak vergi değerlerinin karşılaştırılmadığını, idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda belirlenen bedel ile mahkemece tespit edilen bedel arasında fahiş fark olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama sonucu tespit edilen bedelin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, emsal kıyaslamasının hatalı yapıldığını, tespit edilen bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, uzun süren yargılama sonucunda yasal faizi aşan zararın giderilmediğini, tespit edilen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi maddesi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin yöntem itibariyle doğru olduğu, Aliağa Belediye Başkanlığı'nın 31.12.2020 tarihli yazı cevabı ile taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümünün yapılaşmasının mümkün olmadığının bildirilmesi karşısında kullanılamaz hale geldiğinden bahisle bu bölümün de mülkiyet bedelinine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanmasının yerinde olduğu, ancak; aynı kamulaştırma kapsamında kalan aynı yerde kain ve dava konusu taşınmazla benzer özellikteki bitişik 1 11... parsel için açılan ve tarafların istinaf başvurusu üzerine Dairelerinin 2025/69 Esas, 442 Karar sayılı ilamı ile denetimden geçen dava dosyasında aynı değerlendirme tarihi itibariyle ... Mahallesi 2 15... parselin 20.07.2016 tarihli satışı emsal alınarak 626,05 TL değer biçildiğinin tespit edilmesi karşısında, uygulama birliğinin sağlanması amacıyla dava konusu taşınmazın metrekaresine 626,05 TL değer biçen 30.06.2024 tarihli kök bilirkişi kurulu raporunun Dairelerince hükme esas alınmak suretiyle kamulaştırma bedelinin tespiti yoluna gidildiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmaz ile emsal olarak kabul edilen taşınmazın değerlendirme tarihi olan dava tarihinde Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dâhil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup cevaplar alındıktan sonra bilirkişi raporu denetlenmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4 Dairemiz denetiminden geçen aynı mahallede bulunan, aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmaza yakın konumdaki 1 44... parsel sayılı taşınmaza Aliağa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.01.2022 tarihli 2021/504 Esas, 2022/17 Karar sayılı kararı ile aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 363,26 TL/m² değer biçildiği ve bu karar Dairemizin 2025/5817 Esas, 2025/14821 Karar sayılı ilamı ile onandığı dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz için 626,05 TL/m² değer biçilmesi suretiyle yakın konumda bulunan parsele ilişkin bedelden ayrılma nedenleri konusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru değildir.
5. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.