Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1954 E. 2026/11397 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1954
- Karar No
- 2026/11397
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/137 Esas, 2025/308 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Menemen ilçesi, ... Mahallesi 869 (yeni 1 93... ) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili ile yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde özetle; aynı taşınmaz hakkında kamulaştırma kararı verildiğini ve mükerrer bir kamulaştırma talebi olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi 07.02.2020 tarihli ve 2019/563 Esas, 2020/75 Karar sayılı kararı ile tescil yönünden kesin hüküm nedeniyle, bedel yönünden ise derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2020/1786 Esas, 2020/1185 Karar sayılı kararı ile Menemen 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/36 Esas, 2019/25 Karar sayılı kararı ile eldeki dosyadaki davacının ve davalıların aynı olduğu, dava konusunun 122 parselden ifrazlı 8 68... parsel numaralı taşınmazların kamulaştırma bedellerinin tespiti ve yol olarak terkini olduğu, davanın kabulüne karar verildiği, kabul edilen bu dava içinde mevcut davada dava konusu edilen 869 parsele ilişkin kısmın da yer aldığı ve hakkında hüküm verilmiş olduğu, ilam tebliğe çıkartılmış olup istinaf yoluna taşındığı ve henüz kesinleşmediğinin görüldüğü, böylece tarafları ve konusu aynı olan davanın daha önceden açılmış ve derdest olan başka bir davanın olması nedeniyle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2020/1786 Esas, 2020/1185 Karar sayılı kararına süresi içinde davacı idare vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın davalı ... Genel Müdürlüğünce Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/36 Esas sayılı dosyasında daha önce kamulaştırıldığı iddia edildiğinden, taşınmaza ilişkin kamulaştırma planını gösterir kroki ve istimlak haritalarının idareden temin edilerek zemine uygulanmak suretiyle mahallinde yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak, taşınmazın idarece daha önce kamulaştırılan kısmı ile iş bu davaya konu edilen bölümün aynı yer olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2021/223 Esas, 2022/303 Karar sayılı kararı ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2021/223 Esas, 2022/303 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Menemen 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/36 Esas, 2019/25 Karar sayılı dosyası ile eldeki dosyadaki davacının ve davalıların aynı olduğu, dava konusunun 122 parselden ifrazen oluşan 8 68... parsel numaralı taşınmazların kamulaştırma bedellerinin tespiti ve yol olarak terkini olduğu, bedel depo edilmediğinden davanın reddi ile tapunun ve bedelin iadesine dair kararın Dairemizin 2021/14650 Esas, 2022/12842 Karar sayılı kararı ile onanarak 27.09.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranı ile objektif değer artış oranının aynı kriterlere dayandığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın ne şekilde sulandığının yeterince açıklanmadığını, kamulaştırmadan arta kalan kısımlarda değer artışı hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer azalışı hesaplanması gerektiğini, dava tarihinden bu yana yaşanan enflasyon ve taşınmaz bedellerinin gösterdiği artış dikkate alınarak belirlenen bedelin düşük kaldığını, yasal faiz oranının enflasyonun çok altında kaldığını ve zararı karşılamadığını ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, uygulanan faiz ve faiz başlangıç tarihinin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, dava tarihi itibarıyla değer biçilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan alanda değer kaybı hesaplanması gerektiğini, kamulaştırma bedeline ödeme tarihine kadar kamu olacaklarını uygulanan en yüksek faizin işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
5. Davalı ... vekili temiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, uygulanan faiz türü ve faiz başlangıç tarihinin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, taşınmaza dava tarihi itibarıyla değer biçilmesin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının kısmen bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekili tüm,bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekili tüm, bir kısım davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendindeki “fark bedele” ibaresinden sonra gelen kısmın hükümden çıkartılarak yerine “dava tarihi olan 08.10.2019 tarihinden son karar tarihi olan 09.09.2025 tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanmasına,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin olarak alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.