Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5533 E. 2026/3062 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5533
Karar No
2026/3062
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1486 E., 2025/1614 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/164 E., 2025/245 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; eski vekillerini azleden davalılar tarafından 06.08.2018 tarihinde vekaletname ile vekil olarak yetkilendirilen davacının davalıların önceki vekilleri ile olan davaları ile diğer şahsi davaları vekil olarak takip ettiğini, 22.04.2021 tarihli protokol ile eski vekilleri ile anlaşan davalıların davacı oldukları davadan feragat ettiklerini, davalı oldukları davaları ise kabul ettiklerini, 26.04.2021 tarihli azilname ile davacıyı haksız ve kötü niyetli olarak azlettiklerini, tüm hukuki süreçleri bizzat davalıların kontrolünde yürüten davacının sorumluluklarını yerine getirdiğini dava karar aşamasındayken tarafların kendisini azlettiklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere akdi ve karşı yan vekalet ücreti hesaplanarak 10.000,00 TL'nin azil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken-müteselsilen tahsilini istemiş, 16.09.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini toplam 269.686,33 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; hukuki yarar bulunmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, talimat ve muvafakatları dışında iş ve işlemler yapılması nedeniyle yapılan azlin haklı nedene dayandığını, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebileceği, buna karşılık haksız azil halinde avukatın hangi aşamada olursa olsun tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahip olduğu, azlin haklı oluğunun ispatlanmadığı gerekçesiyle ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 57.550,50 TL vekalet ücretinin ıslah tarihi olan 16.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 67.066,08 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müşterek vekalet yönünden davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 136.472,50 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 126.472,50 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karar, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının haklı nedenle azledildiği hususunu ispat külfeti altında olan davalıların dosyaya bu yönde deliller sunmadıkları, yemin delilinin hatırlatılmadığı yönünde açık bir istinaf nedenleri bulunmadığı, azlin haksız olduğunun kabulü gerekmekle davacının azil tarihi itibariyle talep edebileceği akdi ve kanuni vekalet ücretleri hususunda hesaplama yapılmasın yerleşik içtihatlar uyarınca hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporunun hükme esas alınabilecek mahiyette oldukları gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; hüküm vermeye yeterli ve elverişli bilirkişi raporu temin edilmeden karar verildiğini, karar gerekçesinin yetersiz olduğunu, zamanaşımı definin değerlendirilmediğini, davacının müvekkillerin aleyhine iş ve işlemler yapması nedeniyle haklı olarak azledildiğini, azil haklı olduğundan davanın reddi gerektiğini, ücret hesabına konu pek çok dosyanın halen derdest olduğunu, ücret ödemelerinin çoğunlukla oğulları tarafından müvekkilleri adına ve hesabına yapıldığını, vekalet ilişkisinin bir bütün olarak irdelenmesi ve dosya kapsamı dikkate alınarak güven ilişkisinin hangi tarafın hareketleri ile sona erdiğinin tespit edilmesi gerektiğini, vekalet ücreti hesabının hatalı yapıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, haksız azle dayalı vekalet ücreti alacağı istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre ve özellikle azlin haklı olduğunu ispat yükü altında olan davalı tarafça azlin haklı olduğunun ispat edilememesine, haksız azil nedeniyle azil tarihi itibariyle vekalet ücretine hak kazanılacağından bu doğrultuda yapılan hesaplama esas alınacak karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5533, K. 2026/3062, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5533-e-2026-3062-k-8074dab8e6be