Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1759 E. 2026/12020 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1759
- Karar No
- 2026/12020
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/4277 Esas, 2025/693 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/326 Esas, 2025/232 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; davaya konu İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... Mahallesi 642 parsel sayılı taşınmaza davalı idareler tarafından kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, usul ve esas yönünden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, usul ve esas yönünden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; elektronik ortamdan temin edilen tapu kaydı üzerinden yapılan incelemede dava konusu parselin 191 nolu parselasyon planı sonucunda 1 07... parsel olarak 21.03.2025 tarih ve 4269 yevmiye numarası ile tapu sicilinde tescil edildiğini, ancak davacıların malikler arasında bulunmadığını, davacılar dava konusu taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkına sahip olmadığından dava şartlarından hukuki yararın mevcut olmadığını, davacıların dava tarihinden sonra malik olmadıkları halde davayı sürdürdüklerini, bu nedenle davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuken hatalı olduğunu, davanın reddi sonucu doğduğundan Belediye lehine vekâlet ücretine takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda 02.05.1991 tarihinde kesinleşen ve kurucu işlem niteliğinde olan mahkeme kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve idare adına tesciline ilişkin karar verilmesi nedeniyle taşınmazın ... adına tescil edildiği anlaşılmakla davalı idareye karşı malik olmayan davacıların kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talep hakkı bulunmadığından, davanın usulden reddi gerekirken, konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava açıldığı tarihteki fiili duruma göre yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davaya idarenin sebebiyet verdiğini, yargılama sırasında yapılan plan değişikliğinin idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, müvekkillerin taşınmazı uzun yıllar boyunca fiilen yol olarak kullanıldığını, buna karşın bedeli ödenmeyerek mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmaz tek olup asıl dava ile birleştirilen dava tek bir hukukî nedene dayalı olarak açıldığından, davalı idareler lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının asıl ve birleştirilen davalarda vekâlet ücretine ilişkin (4) numaralı alt bentlerinin hüküm fıkrasından ayrı ayrı çıkartılarak, yerine (Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne hesaplanan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Asıl ve birleştirilen davada davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.