Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1315 E. 2026/12022 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1315
Karar No
2026/12022
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2283 Esas, 2025/3343 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/601 Esas, 2024/128 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi 646 91... parsel sayılı taşınmaza 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ticari rekreasyon alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını belirterek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin hatalı yöneltildiğini, davanın idari yargıda açılması gerektiğini, davanın süresi içinde açılmadığını, idareye başvurusu şartının da gerçekleştirilmediğini, dava konusu taşınmazda kamulaştırmayı gerektirecek mülkiyet hakkı kısıtlılığından söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idarelerince herhangi bir el atmanın bulunmadığını, dava konusu 646 91... parselin artık kamuya özgülenmiş donatı alanı olarak değerlendirilemeyeceğini, ticari rekreasyon alanı olarak ayrılan taşınmazda davacı tarafından yapılaşma hakkının kullanılabileceğini, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, husumetin ilçe belediyesine ait olduğunu, raporun yetersiz bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... Mahallesi 431 77... parsel sayılı taşınmazın paydaşları tarafından açılan davalarda Dairelere gelen evraklardan ... Belediye Başkanlığının 12.10.1995 tarihli ve 711 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı doğrultusunda Belediye Meclisinin 22.05.1996 tarihli ve 85 sayılı kararı ile uygun görülerek, ... Belediye Başkanlığının 13.06.1996 tarihli ve 168 sayılı yazısı ile onaylanan ... köyü ve çevresine ait 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ve bu planın uygulaması olan 1/1000 ölçekli ... numaralı parselasyon planı kapsamında "Kentsel Rekreasyon Alanı" kullanımında kaldığı, ... Belediye Encümeninin 20.04.2004 tarihli ve 572/788 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli 84138/Ek parselasyon planı ile 431 77... parselin 2 ve 3 parsel olarak düzenlendiği, ... Belediye Meclisinin 06.07.2012 tarihli ve 521 sayılı kararı ile uygun görülen ... Belediye Meclisinin 13.09.2012 tarihli ve 506 sayılı kararı ile onaylanan, 431 77... parselin "Ticari Rekreasyon Alanı" kullanımı olarak düzenlendiği, ... Belediye Encümeninin 05.02.2015 tarihli ve 401/783 sayılı kararı ile ... numaralı parselasyon planının onaylandığı, ... numaralı parselasyon planı dağıtım cetvellerine göre 431 77... parsel sayılı taşınmazda hissedar olan davacının hissesinin ... numaralı parselasyon planı ile 431 77... parselde hisselendirildiği, ancak Ankara 5. İdare Mahkemesi nezdinde 2017/3130 Esas sayı ile ... Belediye Meclisinin 28.11.2015 tarihli ve 2470 sayılı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davada Mahkemenin 20.11.2018 tarihli ve 2018/2325 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, Ankara 5. İdare Mahkemesi nezdinde 2017/3133 Esas sayı ile ... Belediye Meclisinin 09.09.2016 tarihli ve 1776 sayılı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davada Mahkemenin 20.11.2018 tarihli ve 2018/2326 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, Ankara 5. İdare Mahkemesi nezdinde 2017/3132 Esas sayı ile ... Belediye Encümeninin 05.02.2015 tarihli ve 401/783 sayılı kararı ile onaylanan ... numaralı parselasyon planının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davada Mahkemenin 20.11.2018 tarihli ve 2018/2334 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiğinin bildirildiği, Ankara 5. İdare Mahkemesi nezdinde 2017/3131 Esas sayı ile ... Belediye Encümeninin 17.03.2016 tarihli ve 709/1676 sayılı kararı ile onaylanan ... numaralı parselasyon planının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davada Mahkemenin 20.11.2018 tarihli ve 2018/2333 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp vergi değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacıya ait payın iptali ile davalı adına tapuya tesciline dair kararda İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1315, K. 2026/12022, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1315-e-2026-12022-k-844d6b32dcb3