Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1711 E. 2026/12002 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1711
Karar No
2026/12002
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1833 Esas, 2025/2251 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/684 Esas, 2024/408 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen dosya dava dilekçelerinde özetle; dava konusu İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, ... Mahallesi, 612 ada, 1, 2, 6, 7, 10, ve 12 parseller; 613 ada, 6, 10, 11... parseller; 614 ada, 2, 5, 7 ve 10 parseller; 615 ada, 1, 3, 4, 5, 6, 8, 14... sayılı parsellerin davalı ... mülkiyetinde bulunan taşınmazlar olduğunu, İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, ... mevkiinde kain ve tapunun eski 24... parsel numarasında kayıtlı bulunan taşınmazda ve dava konusu parsellerin ifrazen oluşturulduğu kök parsellerde müvekkillerinin murisi...'nin tapuda yazılı hissesi oranında malik sıfatına haiz olup, müvekkilinin murisinin söz konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkını 05.07.1964 tarihinde kadastro yoluyla kazandığını, davaya konu taşınmaz hakkında davalı ... Genel Müdürlüğü'nce 221 sayılı Kanun'a dayalı tescil davası ile aynı Kanun'un 1 inci ve 7 nci maddeleri uyarınca taşınmazın su güzergahında kalan kısımlarının adlarına tescilinin istendiğini, mahkemece hasımsız olarak görülen dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini ve ifraz sonucu oluşturulan taşınmazların mahkeme kararı ile 221 sayılı Kanun'a istinaden 16.10.1974 tarihinde, 5216 yevmiye no ile davalı ... Genel Müdürlüğü adına tapuda tescil edildiğini,bu taşınmazlar ve dava ile ilgili müvekkillerine veya murislerine yapılmış usulüne uygun bir tebligat olmadığı gibi ödenmiş bir bedel de söz konusu olmadığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılma nedeniyle taşınmaz bedelinin davalı idareden yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre yönünden dava reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis tarihi miladi 1582 yılına dayandığını, dava konusu taşınmazın atikvalide vakıf suyu kapsamında bulunduğunu, Vakıf Atikvalide Suyunu meydana getiren memba himaye, isale galerisi ve isale hattının geçmesi sebebiyle fiilen vakfa ve kamuya tahsisli olan dava konusu taşınmazın tamamıyla 221 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilen hükmen tescil işleminin yolsuz olarak nitelendirilemeyeceğini ileri sürerek davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu parsellerin vakıf parseli olduklarını, vakıf bilirkişisi tayin edilerek dosyanın bu hususta incelenmesi ve davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, kadastro çalışmaları aşamasında farklı kişiler adına tescil edilen bu parseller ile ilgili İstanbul Sular İdaresi tarafından 23.07.1973 tarihinde verilen dilekçeye istinaden yapılan yargılama ile Üsküdar Asliye 2. Hukuk Hakimliğinin 973/653 Esas, 974/214 Karar sayılı ilamı ve 221 sayılı kanuna tevfikan hükmen ve ifrazen İdare adına tesciline karar verildiğini, kaldırma kararı sonrasında belirlenen tazminat bedelinin arttığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda açık hesap hatası bulunduğunu, 6 15... ,4, 14... parsellerde müvekkil hissesinin 11/16 üzerinden hesaplandığını ama gerçekte bu taşınmazlarda müvekkilin 11/32 hisse sahibi olduğunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Ek madde 3 uyarınca idare adına tescil tarihinin değerlendirme tarihi alınması gerekirken dava tarihinin esas alınmasının doğru olmadığını, bilirkişi raporunda emsal incelemesinin hatalı ve eksik olduğunu, birleştirilen dosyada değerlendirme tarihinin hatalı belirlendiğini, birleştirilen davanın Bölge Adliye Mahkemesi kararına göre önceki davanın devamı olan dava olduğunu, ortada yeni bir dava olmadığını dolayısıyla ilk davanın açıldığı tarihe göre bu davada değerlendirme yapılması gerektiğini, ayrıca 6 15... ,4, 14... parseller için açılan ortaklığın giderilmesi davasının sonucunun beklenmesi zorunluluğu bulunduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içindeki belgelerden dava konusu taşınmazlardaki hisse mülkiyetinin davacının murisi tarafından kadastro tespitiyle 1964 yılında kazanıldığı ve taşınmazların davalı idare adına tesciline ilişkin Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/653 Esas, 1974/214 Karar sayılı dosyasında davanın hasımsız olarak yürütülmesi sebebiyle yapılan tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğu anlaşıldığından işin esasına girilmesinde, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve birleştirilen davada birleşen dava tarihine göre değerlendirme yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, güncel tapu kayıtları ile ortaklığın giderilmesi davasında karar verilip, bu kararın kesinleştiği de iddia edilmediğinden anılan davanın bekletici mesele yapılmasının gerekmediği sonucuna varıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1711, K. 2026/12002, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1711-e-2026-12002-k-115acd18b929