Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/130 E. 2026/8735 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/130
- Karar No
- 2026/8735
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1153 Esas, 2025/1951 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun(2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı ... adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... davalı vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 2702 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı ... adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin düşük belirlendiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli 2021/45 Esas, 2021/262 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2024 tarihli 2023/280 Esas, 2024/608 Karar sayılı kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza dava tarihinde geçerli olan resmi veri listesi esas alınarak, yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilmek suretiyle kuru arazi için % 5 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanarak net gelir yöntemine göre değer biçilmesinin isabetli olduğu; ancak taşınmazın konu ve özelliklerine, denize olan mesafesine, ayrıca idare tarafından yaptırılan kıymet takdir raporunda belirlenen metrekare birim değerine göre uygulanan objektif değer artış oranı az olduğunu, taşınmazın gerçek değerini belirlemek amacıyla % 400 oranında objektif değer artışı uygulanmak suretiyle belirlenen kamulaştırma fark bedelinin depo edilmesi için davacı tarafa tensip zaptı ekli tebligat çıkarıldığı belirlenen bedelin depo edilmemesi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasına göre davacı tarafa ikinci kez süre verildiği, kesin süre sonunda fark bedelin yatırılmaması halinde dosya üzerinden davanın reddine karar verileceğinin ihtaratlı davetiye ile taraflara tebliğ edildiği, ancak davacı ... tarafından fark bedelin depo edilmediği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince tespit edilen 160.775,83 TL fark kamulaştırma bedelini yatırması için davacı idareye tebliğinden itibaren başlamak üzere 15 gün süre verildiği, fark bedelin yatırılmaması üzerine 08.01.2024 tarihinde ikinci kez 15 gün süre verildiği, kesin süre sonunda kamulaştırma bedelinin yatırılmaması durumunda davanın reddedileceğinin ihtarına karar verildiği ve bu kararın 23.07.2022 tarihinde emekli olan ve bu tarih itibarıyla davalı ... ile ilişiği kesilerek vekillik görevi son bulan Avukat ...’a 05.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, geçersiz olan bu tebligat dışında, davalı Hazineye kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği gibi davacı idare vekili Avukat ...'ın elektronik tebligat adresine tebliğ edildiğine dair Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) e-tebliğ mazbatası görülmüşse de UETS adresinin adı geçen avukata ait olduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 7/a maddesine ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin "Tebligatın Elektronik Yolla Yapılmasının Zorunlu Olanlar" Başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde davacı idareninde sayıldığı 7201 sayılı Kanun'un 3 üncü fıkrasına göre ise ‘Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanun'da belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.’ hükmünün bulunduğu, Kanun'un 35 inci maddesi 4 üncü fıkrasına göre, Tüzel kişilere daha önce tebligat yapılmamış olsa bile tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınacağından ve bu madde hükümleri uygulacağından avukatın kişisel elektronik posta adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından kararın bozulması gerektiği ve davalı ... feri müdahil vekillerinin bu aşamada temyizlerinin değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 05.11.2025 tarihli ve 2025/1153 Esas, 2025/1951 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı ... ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre belirlenen metrekare birim fiyatına uygun objektif değer artış oranı uygulanarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.