Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1214 E. 2026/10510 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1214
Karar No
2026/10510
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/18 Esas, 2025/237 Karar KARAR : Ret

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kütahya ili, ..., ... köyü 1642 parsel sayılı taşınmazın 4.400,00 m²lik kısmının kamulaştırılmış olduğundan davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idareleri adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.06.1979 tarihli ve 1979/252 Esas, 1979/240 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu Kütahya ili, ..., ... köyü 1642 parsel sayılı taşınmazın Karayolları Genel Müdürlüğünün 09.11.1976 tarihli ve 676-14/25-06/1 sayılı kamu yararı kararıyla kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin ... Bankası Kütahya Şubesine depo edildiği, tapu maliki davalı ...'a dava dilekçesinin muhatap evinde bulunmadığından imam ... 'e, duruşma gününün ise tebligatın üzerinde kendisine tebliğ yapılacak kişinin evde bulunmama sebebinin belirtilmeden imam ...'e tebliğ edildiği, gerekçeli kararın ise tebliğ edilmediği, tebligatların yapıldığı tarihte yürürlükte bulanan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16 ncı maddesi, "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan aile efradından veya hizmetçilerden birine yapılır." şeklinde düzenlendiği, bu maddeye göre tebligatın aile etrafı ve hizmetçilerden birine de yapılması gerektiğinden tebligatların usulsüz olduğu ve depo edilen bedelin adı geçene ödendiğinin de ispatlanamadığı bu durumda usulüne uygun kamulaştırma işleminden söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi bozmayı gerektirdiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 17.04.2025 tarihli ve 2025/18 Esas, 2025/237 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda usulüne uygun olarak kamulaştırma ve tebligat işlemleri yapıldığını ve kesinleştiğini, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tescili gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1214, K. 2026/10510, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1214-e-2026-10510-k-845ff0bd0faa