Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1169 E. 2026/11255 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1169
- Karar No
- 2026/11255
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1012 Esas, 2025/2070 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/270 Esas, 2025/84 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Mahallesi 47, 48, 458 parsel sayılı davacının maliki olduğu taşınmazların davalı idare tarafından imar planında " kısmen rekreasyon alanı kısmen yol " olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken ve fiilen el atıldığını, davacıların mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazların bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden kabulü ile taşınmazların bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazların tapu kaydının ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin çok düşük olup kabul edilemeyeceğini, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, davanın husumetten reddi nedeniyle davacılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların ... Gölü mutlak koruma alanında değil kısa mesafeli koruma alanında kaldığından davalı idarenin kamulaştırma sorumluluğunun bulunmadığını, nitekim bu alanlarda maliklerin tasarruf hakkının kısıtlanmadığını, taşınmazlara fiilen el atılmadığını, davanın davalı ... yönünden husumetten reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı ... Genel Müdürlüğünün imar planı yapma yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu taşınmazların ... Gölü " kısa mesafeli koruma alanında " kaldığı ve taşınmazlara davalı idarelerce fiilen el atılmadığı, ... İçmesuyu Havzaları Yönetmeliği gereği kamulaştırılması zorunlu alanlardan olmadığı, kısa mesafeli koruma alanında kalan taşınmazların mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamalarının idarenin eylem ve işleminden kaynaklandığı, zararın ancak idari yargıda açılacak tam yargı davasına konusu olacağı gerekçesiyle davacılar vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara onaylı imar planında " kısmen rekreasyon alanı kısmen yol " olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan hukuken el atıldığını, taşınmazların davalı ... Başkanlığının sorumluluk alanında kaldığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır."
3. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazlara fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazların 13.06.2003 onay tarihli imar planında " kısmen yol kısmen rekreasyon alanı " olarak ayrıldığı anlaşılmıştır.
4. Bu durumda; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1/6 sayılı kararı ile Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 tarihli ve 2010/5-662 Esas, 2010/651 Karar sayılı kararı gözetildiğinde, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak, işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu hâliyle idarenin eyleminin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip olduğu, idarenin hukuka aykırı eylemi nedeniyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacıların, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş deyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açıktır.
5. Yukarıda açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde adli yargı görevli olup işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.