Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9431 E. 2026/970 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9431
Karar No
2026/970
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/338 Esas, 2025/487 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/364 Esas, 2024/461 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu ..... ili, ... ilçesi, ......... Mahallesi 1 71... parsel sayılı taşınmazın dere suları nedeniyle kullanılmaz hale geldiğini ileri sürerek taşınmaza el atılması sebebiyle tespit edilecek tazminat ve ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı sorumluluğunu yerine getirmediğinden taşınmazın kullanılamaz hale geldiğini, dere ile iç içe geçtiğini, bir kısmında üçüncü kişilerce kum ve çakıl çıkartma işlemi var ise de bu eylemlerin davalının sorumluluğunda olan derenin ve etkilerinin davalı tarafından koruma altına alınmamasından kaynaklandığını, üçüncü kişilerce kum ve çakıl çıkartma eylemi gerçekleştirilmiş ise hukukun genel kuralları çerçevesinde davalı tarafından davacının zararının karşılanması ve davalı idare tarafından kum-çakıl çıkartan üçüncü kişilere rücu edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın değerinin oldukça düşük hesaplandığını, taşınmazın objektif değer artışı oranının % 60'dan aşağı olmaması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda kum ocağı işletmelerinin iş makineleriyle akarsu yatağına yaptığı müdahale sonucu yatağın kotu düşürülerek yatak yönünün değiştiği keşfen alınan 25.07.20 24... .05.2024 havale tarihli Jeoloji Mühendisi bilirkişi raporunda belirtildiğinden, nehir yatağının değişmesine kum ocaklarında yapılan faaliyetin neden olduğu ve bundan dolayı göletlerin oluştuğu, zarar ile davalının eylemsizliği arasındaki illiyet bağının bu sebeple kesildiği, davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9431, K. 2026/970, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9431-e-2026-970-k-9a38a5079498