Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/932 E. 2025/11920 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/932
Karar No
2025/11920
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2365 Esas, 2024/964 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/140 Esas, 2022/43 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi 103 ada 6 parsel (eski 282 parsel) sayılı taşınmazın tamamının usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin banka hesabına yatırılarak noter tebligatlarının yapıldığını, taşınmaz maliklerince müvekkili idare aleyhine Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/681 Esas, 1997/366 Karar sayılı dosyasında tezyidi bedel davası açıldığını, böylece kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, buna karşılık davalı tarafça tapuda ferağ verilmediğini, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul ettiklerini, ancak dava açılmadan önce müvekkiline bildirim yapılmadığını ve tapudan feragat ile ilgili bir talepte bulunulmadığını, davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul ettiklerini, ancak dava açılmadan önce müvekkiline bildirim yapılmadığını ve tapudan feragat ile ilgili bir talepte bulunulmadığını, davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini, müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

3. Davalılar ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; davayı kabul ettiklerini, ancak dava açılmadan önce kendilerine bildirim yapılmadığını ve tapudan feragat ile ilgili bir talepte bulunulmadığını, davanın açılmasına kendileri sebebiyet vermediğinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın 3.956 m²lik kısmında davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verildiği hâlde, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine gerekçe olarak gösterilen yüksek mahkeme kararlarının 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davalarına ilişkin olduğunu, oysa eldeki davanın 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil davası olduğunu, davalı tarafın yıllar önce kamulaştırma bedelini almasına karşın müvekkili idare lehine ferağ vermediğini, dolayısıyla bu davanın açılmasına sebebiyet verdikleri, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilerek, davalılar lehine hükmedilmemesi gerekirken aksi yönde karar verildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'a göre açılan tescil davalarında, davalıya yargılama giderinin yükletilmemesinin davalının cevap lahiyasında veya en geç ilk oturumda hazır bulunarak davayı kabul ettiğini beyan etmesi halinde mümkün olacağını, dosya içindeki belgelerden tapu kaydı malikleri davalıların ve murislerinin davadan önce tapuda ferağ için davet edilmedikleri, ancak davalıların ilk duruşmadan önce dilekçe ibraz ederek davayı kabul ettiklerini bildirdikleri, dolayısıyla davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı taraf lehine de vekâlet ücretine karar verilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/932, K. 2025/11920, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-932-e-2025-11920-k-0fab8a67004e