Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9115 E. 2026/773 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9115
- Karar No
- 2026/773
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/682 Esas, 2025/38 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki taşınmazın sahte vekâletname kullanılarak tapu kaydının hatalı tutulmasından kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ......... ili, ..., ... 5478 parselde ... ........adına kayıtlı taşınmazı ...ten satın aldıklarını, satış bedeli olarak 90.000,00 TL ödediklerini, tapu harç ve masraflarını ödediklerini, bir süre sonra ... .......yapılan bu satışın sebebi olan vekâletnamenin sahte olduğundan bahisle Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtığını, dava neticesinde müvekkilleri adına olan tapu kaydının iptal edilerek ... .............adına tescil edildiğini, bu dava nedeniyle müvekkillerinin haksız olarak mahkeme masraflarını ödemek zorunda kaldıklarını, Hatay Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde sahte vekâletname ile satış yapan ...ün beraat ettiğini, tapu sicil müdürlüğünün gerekli özen ve ihtimamı göstermemesi nedeniyle bu olayın meydana geldiğini, müvekkillerinin zararının çok olduğunu, satış tarihi olan 13.06.2006 tarihinde ödemiş oldukları 90.000,00 TL satış bedeli ile tapu harçlarını ödeyerek zarara uğradıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 90.000,00 TL tazminatın satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu satışın 13.06.2006 tarihinde yapıldığını, davanın süresinde açılmadığı için reddine karar verilmesini, tapuda yapılan işlemlerin idari işlem olmasından dolayı davanın idare mahkemesinde açılması gerektiğini, bu davada kusurun tapu müdürlüğüne atfedilemeyeceğini, tapu kayıtlarının aleni olduğunu, alıcı ve satıcının kayıtları incelemek zorunda olduğunu, tapu müdürlüğünün yapılan her satışta vekâletnameyi noterden sorma mecburiyeti olmadığını, davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.01.2013 tarihli ve 2011/168 Esas, 2013/71 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 24.01.2013 tarihli ve 2011/168 Esas, 2013/71 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; davanın açıklanan niteliğine göre; davalı olarak Hazinenin taraf gösterilmesi gerekirken, dava tapu müdürlüğüne husumet yöneltilerek açıldığı, davacıların asıl dava etmek istediğinin, Hazine olduğu belirgin olup, temsilde yanılma hali bulunduğundan, bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasıma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması, Hazine davaya dahil edilerek taraf oluşturulup, savunma ve delilleri sorulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 19.02.2020 tarihli ve 2017/10 Esas, 2020/98 Karar sayılı kararı ile açılan davanın davalı Kırıkhan Tapu Sicil Müdürlüğü açısından husumetten reddine , dahili davalı ... açısından kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 19.02.2020 tarihli ve 2017/10 Esas, 2020/98 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; somut olayda 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tapu sicilinin yanlış tutulmasından kaynaklanan sorumluluk şartlarının oluştuğunun anlaşıldığı, dava dilekçesinde davacının yer bedeline ilişkin talepte bulunduğu dikkate alındığında, taşınmazın değerlendirme tarihindeki değerinin tespit edilerek bu bedele hükmedilmesi gerektiği, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması gerektiğinden, hükme esas alınan raporda zemin yönünden bu esaslar doğrultusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın ispatlanamadığını, taleplerin zaman aşımına uğradığını, tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını ve hazinenin harçtan muaf olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Somut uyuşmazlıkta Mahkeme kararının hükmünün (4) ve (7) numaralı bentlerinde, davalı Kurumun harçtan muaf olduğu gözardı edilerek Hazine aleyhine harca hükmedilmesi hatalı olup peşin harç, başvuru harcı ile ıslah harçlarının davacıya iade edilmesi gerekmektedir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasında (4) ve (7) numaralı bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine sırasıyla; "4.Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına," "7. Davacı tarafından yatırılan , 1.840,00-TL başvuru harcı, 1.336,50 TL peşin/nispi harcı, 7.566,50 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.743,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davacı tarafa iadesine, yine davacı tarafça yatırılan 3.159,50 TL keşif harcı, 6.340,00 TL bilirkişi ücreti, 1.574,35-TL tebligat, posta ve diğer masrafları toplam 11.073,85 TL yargılama giderinin davalı Hazineden tahsili ile davacı tarafa verilmesine" bentlerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.