Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15380 E. 2026/681 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15380
Karar No
2026/681
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3085 Esas, 2025/1409 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/621 Esas, 2023/539 Karar

Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulmasından kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ........... ili, ... ilçesi, ...... Mahallesi 216, 260, 358, 3 59... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, taşınmazlar üzerine orman şerhi işlendiğini, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ve taşınmazların bedelinin davacıya ödenmesi gerektiğini ileri sürerek uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle talebin zamanaşımına uğraması nedeniyle zamanaşımı defiinde bulunulduğunu, zamanaşımına uğrayan ve hak düşürücü sürelerde açılmayan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, husumetin Orman Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine yöneltilmesi gerektiğini, doğrudan doğruya belirsiz alacak davası açılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının tazminat, faiz ve fazlaya ilişkin talebinin hukuka aykırı olduğunu, tapu kaydının tutulmasında idarenin herhangi bir ihmal ya da kusuru olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, husumetin Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmış olmasının hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı ve çelişkili olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının faiz hükmü yönünden hatalı oluğunu, yerel mahkeme tarafından davacı yanın dava konusu taşınmazları orman şerhi işlendikten sonra satın alıp almadığı hususunda inceleme yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların dava tarihi itibarıyla değerlerinin net gelir yöntemine göre hesaplama yapılarak bedellerine hükmedilmesinin yerinde olduğu dava tarihi itibarıyla tespit edilen metrekare birim bedelinin makul olduğu, belirtilen bu hususlarda İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak dava konusu taşınmazların orman sınırları dışında kalan kısımları bakımından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen tazminat bedelinin düşük olduğunu, Yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, düşük objektif unsur ilave edildiğini, dava konusu taşınmazlara en az %200 objektif unsur ilave edilmesi gerektiğini, bölgenin değer artıcı unsurları göz önüne alınmadan rapor düzenlendiğini, münavebeye alınan ürünlerinin hatalı olduğunu, ilçenin Arpacık soğanı ile meşhur bir ilçe olduğunu, dava konusu taşınmazların sulu tarım arazisi niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş istinaf mahkemesinin kısmen ret verilen kısım yönünden hükmedilen vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu taşınmazlara davacının 23.03.2009 tarihinde satış ve 17.02.2009 tarihinde satış+birleşme yoluyla malik olduğu, 29.05.2014 tarihinde de tapu kaydına taşınmazların bir kısmının orman sınırları içinde kaldığına ilişkin şerh konulduğu anlaşılmıştır.

3. Dava konusu taşınmazlara net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazların gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine lehine karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekâlet ücretine hükmedildiği; ancak takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesi gerekirken davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (13) numaralı bendinde yer alan "davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin hükümden çıkarılması, yerine "davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/15380, K. 2026/681, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-15380-e-2026-681-k-ed9bc17d25d6