Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8041 E. 2025/11128 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8041
- Karar No
- 2025/11128
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/2374 Esas, 2025/823 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İstanbul Anadolu 25. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.06.2024 Tarihli ve 2023/3183 Esas, 2024/1459 Karar Sayılı Kararı Davacı kiraya veren ve davalı kiracı arasında kira ilişkisinin mevcut olduğu, davalı tarafça yasal süresi içerisinde yetki itirazında bulunulduğu ve davanın dayanağı kira alacağı ve temerrüt nedeniyle tahliye olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin Konya ili olduğu, bu surette davalının yetki itirazında haklı olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.03.2025 Tarihli ve 2024/2374 Esas, 2025/823 Karar Sayılı Kararı Somut olayda, taşınmazın bulunduğu yerin ve sözleşmenin ifa yerinin Tuzla/İstanbul olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 6100 sayılı Kanun’un 6 ncı, 10 uncu, 12 nci, 17 inci, 18 inci, 19 uncu ve 115 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci maddesi C. Değerlendirme 1. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi 2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Yine aynı Kanun’un 16 ncı maddesine göre ise haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi icra dairesi de yetkilidir. Aynı Kanun’un 10 uncu maddesine göre ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yeri de alacaklının yerleşim yeri olacaktır. Böyle bir durumda alacaklı kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabilecektir. 2. Kiralanan taşınmazlardan kaynaklı açılan herhangi bir dava veya takip taşınmaz üzerindeki bir aynî hakka ilişkin bulunmadığı için, bu davaların ve takiplerin taşınmazın aynının bulunduğu yer mahkemesinde açılması zorunda değildir. Diğer bir ifadeyle, kesin yetkiyi düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 12 inci maddesi hükmüne tâbi değildir. Fakat, kira sözleşmesine dayanan bu davaların ve takiplerin diğer yetki kurallarına göre taşınmazın bulunduğu yerde açılması da mümkündür. Özellikle, taşınmazın bulunduğu yer kira sözleşmesinin ifa edileceği (yerine getirileceği, icra olunacağı) yer olduğundan, kira sözleşmesine dayanan bir dava veya takip sözleşmenin ifa olunacağı yer olan taşınmazın bulunduğu yerde de açılabilir. 2. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Ancak icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmeyecektir. 3. Somut olayda, davacının alacağının tahsili için Konya 13. İcra Dairesinde takip başlatıldığı, davalının yetki itirazında bulunmadığı, böylelikle icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesinin o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmezse de davalı tarafça süresi içinde yetki itirazında bulunularak yetkili mahkeme olarak Konya Sulh Hukuk Mahkemeleri bildirilmiştir. Sözleşmenin ifa yerinin Tuzla/İstanbul olduğu ve birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada davacının seçimlik hakkını, sözleşmenin ifa yerinde dava açarak kullanmasının, genel yetki kuralına uygun olduğu anlaşılmakla, uyuşmazlığın İstanbul Anadolu 25. Sulh Hukuk Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince İstanbul Anadolu 25. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.