Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7641 E. 2026/3232 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7641
Karar No
2026/3232
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2536 Esas, 2025/741 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/252 Esas, 2023/366 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hissedarı olduğu Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 40 59... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını, el atılan kısmın dışında kalan bölümün ise imar planında " yol ve çocuk bahçesi " alanı olarak tahsis edildiğini ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacıya verilmesine, dosya kapsamında alınan 15.11.2022 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A), (B) ve (C) harfi ile gösterilen toplam alanın davacının payına isabet eden 229, 45... lik kısmının tapu kaydının iptali ile (C) harfi ile gösterilen alanın davalı idare adına tesciline, (A) ve (B) ile gösterilen kısmın ise tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın mevcut hali ile kadastro parseli niteliğinde olduğunu, imar parseli kabul edilemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olup hükme esas alınamayacağını, belirlenen tazminat bedelinin çok yüksek olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin tespiti gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın bir kısmına asfalt yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, kalanının ise imar planında yeşil alan ve yol olarak tanımlı olduğu tespit edildiğinden taşınmaza fiilen el atıldığının kabulü ile taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen ve proje bütünlüğü kapsamında değerlendirilen alana fiilen el atma bulunmadığından bedeline hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği gibi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında " kısmen konut dışı kentsel çalışma alanı, kısmen yeşil alan, kısmen yol alanı" olarak ayrılan taşınmaza davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılmaya başlanıldığı gözetildiğinde, proje bütünlüğü gereği taşınmazın yeşil alan ve yolda kalan kısmının bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurullarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. ... Belediye Başkanlığının 22.07.20 22... .01.2023 tarihli cevabi yazılarına göre dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla kadastro parseli olarak kabul edilmesi gerektiği düşünülmeden, imar parseli kabul edilmesi suretiyle fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla bilirkişilerden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

5. Hükme esas alınan 15.11.2022 tarihli fen bilirkişisi raporunda; dava konusu taşınmazın 286, 57... lik kısmına proje bütünlüğü kapsamında davalı idare tarafından el atıldığı, davacının payına tekabül eden kısmın 229, 45... olduğu belirtildiği ve Mahkemece işbu alan üzerinden tapu iptal kararı verildiği halde, dava dışı paydaşın payını da kapsar şekilde 286, 57... üzerinden fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirir.

6. Kabule göre de; 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.19 56... .11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmamaktadır.

7. Dava konusu taşınmazın imar planında yeşil alan ve yol alanı olarak planlandığı, fiilen yol yapılması suretiyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği ve proje bütünlüğü kapsamında hüküm kurulduğu gözetildiğinde, eldeki davaya 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığından nispi harca hükmedilmesi gerekirken, maktu harca hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazının reddine,

2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7641, K. 2026/3232, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7641-e-2026-3232-k-b74f35100de5