Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7333 E. 2026/3334 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7333
Karar No
2026/3334
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/26 Esas, 2025/461 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/149 Esas, 2023/489 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 29 22... parsel (eski 75 parsel) sayılı taşınmazın usulüne uygun kamulaştırılıp kamulaştırma bedelinin de hak sahipleri adına bloke edildiğini, buna rağmen bugüne kadar tapuda ferağ verilmediğini ileri sürerek kamulaştırılan taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'ın yasal mirasçısı olup dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Köyü Mahallesi, 29 22... parsel sayılı taşınmazın hisseli maliki olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinden, davacı ... Müdürlüğüne ait yol geçtiğini, muris ...'a kamulaştırma işlemleriyle ilgili bilgi verilmemiş olup işlemlerin tamamlanmadığını ve murise yapılan herhangi bir tebligata veya ödemeye dosya kapsamında rastlanılmadığını, taşınmaz devrolurken üzerindeki tüm hakları ile davalıya devrolunduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın anneannesinden kaldığını, annesi ...'nın nüfus kayıtlarında gözükmesi sebebiyle muris ...'ın mirasçısı olmadığını, Annesi ... ile Babası ...'ın imam nikahlı olarak evlenmeleri sonucu dünyaya geldiğini, nüfus kaydının ... ismi ile yapıldığını, daha sonra baba hanesine ... ismi ile yeniden mükerrer kaydı yapıldığı, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/866 sayılı kararı ile mükerrer olan ... isimli kaydın iptaline karar verilerek anne hanesinde kaydının iptal edilmesi sebebiyle tapu maliklerinden ... mirasçıları arasında gözükmediğini bu sebeple anne hanesinin düzeltilmesi için açtığı davanın kabul görerek nüfus kaydının düzeltildiğini, daha sonra ...'ın mirasçılık belgesinde mirasçı olarak yer aldığını, dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan kamulaştırma işlemlerinin hiç birinden haberinin olmadığını ve tarafına herhangi bir bedel ödenmediğini, davacı kurum tarafından yapılan kamulaştırma işlemleri neticesinde taşınmaz bedelinin hissesi oranında tarafına ödenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaza ilişkin usulüne uygun kamulaştırma yapılmadığından davanın reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın kamulaştırılması kapsamında taşınmazın o zamanki malikler adına kamulaştırma bedelinin 24.04.2000 tarihli ve 185 sayılı yazı ile ... Bankası ... Şubesi Müdürlüğüne bloke edilerek ... 11. Noterliğinin ... yevmiye no’lu ihtarnamesi ile 20.05.2000 tarihinde usulüne uygun olarak noter tebligatı yapıldığını, tebliğden itibaren 30 gün içerisinde bedel artırım davası açılmadığı için kamulaştırma işleminin adli ve idari yönden tamamlandığını, davalılara tapuda ferağ vermesi için ihtarda bulunulduğunu, bedelsiz ferağ için davalının gereğini yapmadığını, iş bu davaya konu kamulaştırma işleminin 2942 sayılı Kanun'un 2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce kesinleşmiş bir kamulaştırma işlemi olup tüm kamulaştırma işlemlerinin de o dönem ki mevzuata göre gerçekleştirildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma işleminin kesinleştiğinden söz edilebilmesi için, kamulaştırma bedelinin milli bir bankaya kayıtsız şartsız depo edilmesi ve kamulaştırma evrakı ile birlikte kamulaştırma bedelinin depo edildiğine ilişkin belgenin tapu maliklerine usulüne uygun tebliğ edilmesi gerektiği, dosya incelendiğinde paranın milli bir bankaya depo edildiğine ilişkin bir makbuz ve dekont olmadığı gibi (idarenin kendi iç yazışmaları paranın bankaya depo edildiğine ilişkin delil olarak kabul edilemez) taşınmazın kamulaştırma işlemleri zamanında paydaş maliki olan ...'ya ve ...'e usulüne uygun tebligat yapılmadığı, ...'ya yapılan tebligatta geçerli olarak bulunmama sebebinin ne olduğu şerh edilmediği gibi beyanda bulunan kimsenin de adı ve imzası olmadığı, en yakın komşuya haber vermeye ilişkin şerhin bulunmadığı ayrıca ... dosyada bulunan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/436 Esas, 1991/1210 Karar sayılı Miras Taksim Muamelesi için izin davasında mahcur olarak belirtildiği, yapılan tebligatta diğer paydaş ... için de yine geçerli olarak bulunmama sebebi şerh edilmediği gibi yerine tebliğ yapılanın da görünüşe göre ehil olduğu da şerh edilmediği anlaşıldığından usulüne uygun şekilde yapılmış bir kamulaştırma işleminden söz edilemeyeceği, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7333, K. 2026/3334, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7333-e-2026-3334-k-9751192ac1ef