Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6454 E. 2026/689 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6454
Karar No
2026/689
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1658 Esas, 2025/563 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/408 Esas, 2024/289 Karar

Taraflar arasındaki kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemine ilişkin asıl dava ile orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmaz nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin karşı davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada, davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 3116 sayılı kanun kapsamında 1948 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları içinde bulunduğunu, ancak sonraki yıllarda (1992) yapılan genel arazi kadastrosu sonucunda taşınmazın şahıslar adına tapulandığını, özel mülkiyete konu olmayan yerlerin özel mülk olarak tapuya tescil edilmesi taşınmazın özde orman olma niteliğini değiştirmeyeceğini, orman tahdidi içinde iken dağıtıma tabi tutularak gerçek kişi adına tapu kaydı oluşturulsa dahi kaydın hukuki kıymeti olmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile .............köyü 1 12... parsel nolu taşınmazın tapu kaydının kısmen iptal edilerek orman kadastro sınırları içinde kalan kısmın orman vasfıyla hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davalı-karşı davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti müvekkillerine ait Yalova ili, ..., ......... köyü 1 12... parsel sayılı taşınmazın orman olduğundan bahisle tapusunun iptali ve hazine adına tescili istemli dava açıldığını, yıllardır müvekkillerinin mülkiyet kaydı tapu kaydına konulan şerh ile sınırlandırılmakta iken bu kez ihtiyati tedbir kararı ile tamamen sınırlandırıldığını, Yargıtayın bir çok kararında da vurgulandığı gibi, tapu işlemleri kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un m. 1007 anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, burada Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkillerinin hissesi oranında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Karşı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, İdari Yargılama Usul Kanunu'nun gereği süresi içinde idari yargı merciinde açılmayan davanın yargı yolu sebebiyle reddi gerektiğini, zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaz özel mülkiyete konu olamayacak orman niteliğinde bulunduğundan mülkiyete dayalı tazminat konusu teşkil edemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı-karşı davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya ve bilirkişi raporlarına itirazların dikkate alınmadığını, idareye dava dilekçesi tebliğinin Tebligat Kanununa ve Hukuk Muhakemeleri Kanununa aykırı olduğunu, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın o tarihte yürürlükte bulunan 3116 sayılı yasa hükümleri uyarınca yapılan orman kadastrosu çalışmaları nedeniyle Devlet ormanı olarak sınırlandırıldığını, bu sınırlandırmaya ilişkin belgelerin usulüne uygun şekilde ilan ve tebliğ edildiğini, taşınmaz maliki tarafından orman kadastrosuna itiraz edilmediğini, bu nedenle davacıya ait tapu kaydı yolsuz tescil hükümleri uyarınca geçerliliği bulunmayan ve hükmen iptal edilen kayıt niteliğinde olduğunu, devlet ormanı niteliğindeki taşınmazın orman olduğu ve özel mülk konusu teşkil edemeyeceği yargılama ile sübut bulmuşken bunun haksız ele geçirme olarak nitelendirilmesi ve tazminat konusu teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, şerhler ve beyanlar hanesinde orman vasfı belirtilen taşınmazda orman olduğunun bilinmemesi ve tazminat talep edilmesinin iyi niyet dahilinde düşünülmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı dava yönünden istinaf ettiğini, bilirkişi kurulu tarafından taşınmazın değerinin hesaplanmasında kullanılan münavebe ürünleri ve objektif değerin düşük alınması nedeni ile gerçek zararın hesaplanamadığını, kök bilirkişi raporunda %125 objektif değer artışı uygulayan bilirkişi kurulunun 2023 yılı verilerinin uygulanması sonucu objektif değeri düşürmek sureti ile %85 objektif değer uyguladığını, bilirkişi kurulu tarafından objektif değerin düşürülmesinde hiçbir gerekçe gösterilmediğini, bilirkişi kurulu tarafından münevebeye alınan ürünlerin hatalı olduğunu, yıllık yağış oranının kapitalizasyon faiz ve münavebe ürünleri için önemli olduğunu, kapitalizasyon faizinin bir ildeki nüfus artışı, gelişmişlik, arazi kıtlığı vb.- dikkate alınarak tayin edilmesi gereken bir husus olmasına rağmen bu konu da hukuken hatalı yorumlanmak sureti ile kapitalizasyon faizinin %5 alındığını, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapunun iptali davası üzerine karşı dava olarak 4721 sayılı kanun'un 1007 nci maddesine dayalı tazminat davası açıldığı hallerde Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin güncel uygulamasına göre tazminatın dava tarihine göre belirlendiği bu durumda mahkemece karara esas alınan raporun dava tarihindeki ilçe tarım verileri alınıp, dava konusu yerin fiilen orman kaplı olması ve eğimi de dikkate alınarak 6. sınıf arazi nitelemesi sonucu, zirai gelir metoduna göre değer biçilmesi ve taşınmazın özelliklerine uygun objektif değer artışı oranı verilerek tazminat miktarının belirlenmiş olması sebebiyle tarafların istinaf başvuruları yerinde görülmediğinden başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı-karşı davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2.Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu Yalova ili, ..., ... köyü 1 12... parsel sayılı 19.266,15 m² yüzölçümlü arazi vasıflı taşınmazı davacılara miras yoluyla intikal ettiği, taşınmazın beyanlar hanesine Orman İdaresi tarafından 06.01.2016 tarihinde "orman sınırı içinde kalmıştır" şerhinin konulduğu, asıl dava ile taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescili istemine ilişkin davanın açıldığı karşı dava ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin birleştirilen davanın açıldığı anlaşılmıştır.

3. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, Belediye Başkanlığı cevabi yazıları hükme esas alınan bilirkişi raporunda yazılı gerekçelere ve dava konusu taşınmazın konumu dikkate alındığında arazi niteliğinde kabul edilmesi doğru olduğu gibi dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı-karşı davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydına, davacı-karşı davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6454, K. 2026/689, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6454-e-2026-689-k-df0263a66ce7