Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6106 E. 2026/415 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6106
Karar No
2026/415
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/422 Esas, 2025/734 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/139 Esas, 2024/345 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ........... köyü 57... parsel sayılı taşınmazın 2.543,23 m²sinin, 57... parsel sayılı taşınmazın 346,57 m²sinin ve 57... parsel sayılı taşınmazın 97,18 m²sinin kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili, davalı ..., ... ve ...'ın ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin 2022/27 Dosya İş sayılı dosyasında belirlenen bedeli kabul etmediklerini, öncelikle haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddini, Mahkeme aksi kanaatteyse tüm delillerin toplanmasından sonra taşınmaz üzerinde keşif yapılıp bilirkişi incelemesiyle taşınmazın gerçek değerinin tespitine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren değil, dava tarihinden 4 ay sonra başlamak üzere yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, kuru tarla vasfındaki taşınmazın metrekare birim değerinin yüksek hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranının yüksek hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranı ile objektif değer artış oranı kriterlerinin aynı anda uygulanmasının hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin acele el koyma dosyasında belirlenen bedelden fahiş derecede yüksek olduğunu, objektif değer artış oranının doğru seçilmediğini, bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içindeki bilirkişi raporu, bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmazların kuru tarım arazisi niteliğinde olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazlara net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazların konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre belirlenen metrekare birim fiyatına uygun objektif değer artış oranı uygulanarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak; 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edildiği, davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları, davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı hususu nazara alındığında tespit edilen fark kamulaştırma bedeline 18.10.2023 tarihinden karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; faiz dışındaki istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu 42 37... , 28, 29 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6106, K. 2026/415, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6106-e-2026-415-k-9dd0843cdb6a