Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6029 E. 2025/11386 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6029
Karar No
2025/11386
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1700 Esas, 2025/591 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/675 Esas, 2020/907 Karar Taraflar arasındaki yönetimin görevini yerine getirmemesinden kaynaklı uğranılan zararların tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile davacının uğramış olduğu zararların şimdilik 10.000 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 1 Mart 2017 ile 21 Ocak 2018 tarihleri arasında görevli olduğu, davacının bahsettiği iddiaların bir kısmının bu tarihlerin dışında olduğu, otoparkın kullanıma uygun yapılmamış olmasının yöneticinin göreviyle ilgili olmadığı, ancak otoparkın tek şerit iniş-çıkış olarak planlandığı ve otopark rampasının uluslararası standartlara uygun olarak projelendirilmiş ve belediyeden onaylandığı şekilde imal edildiği, davacıya toplam 29 adet otopark yeri ayrıldığı ve davacının özellikle 9. Bodrum katı henüz taşınmadan da depo maksadıyla kullanmaya başladığı, bodrum katta depo maksadına yönelik bir takım alçıpan bölme imalatlarını da kendisi yaptırdığı, asansörlerin bakımı davalının görevli olduğu tarihlerde, asansörleri imal eden firma ile imzalanan yıllık bakım sözleşmesi gereğince aylık periyodik bakım zamanlarında düzenli olarak yapıldığı, davalının yönetimde olduğu tarihlerde asansörlerin katlara çıkışıyla ilgili herhangi bir kısıtlama yapılmadığı gibi en ufak arıza sorunuda yaşanmadığı, davacının oturumların başladığı 1 Mart 2017 tarihinden, yönetimin devredildiği 21 Ocak 2018 tarihine kadar olan sürede hiçbir aidat borcu ödenmediği, bu alacaklarla ilgili icra takipleri yapıldığı, yalıtım ile ilgili otoparklarda meydana gelen aksaklıklara davalı döneminde anında müdahale edilerek sorumlu firma tarafından giderildiği, davalının görev yaptığı zamanda herhangi bir hırsızlık olayı meydana gelmediği, davacı tarfından da hiçbir bildirimde bulunulmadığı, davacının dairelerini kiraya veremediği iddiasının da gerçek dışı olduğu, çünkü ortada daire değil açık şekilde olan ofis katları olduğu, normal dairelerden kiraya verilemeyen daire olmadığı, binanın tamamının dolu olduğu, davalının görev yaptığı dönemler içerisinde binada kedi beslemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; apartmanın otopark kapasitesinin yeterli olduğunu, apartmanda yaşayan 20 ailenin aracının bulunmadığını, davacının -7. Kattaki tahsis edilen yerleri otopark olarak kullanmayıp depo ve arşiv olarak kullandığı, bu katın binanın en alt katı olduğu, su drenajlarının toplandığı ve tahliye motorlarının bulunduğu, söz konusu katın yağan ... durumuna ve motorların o anda yeterli çalışıp çalışmadığına bağlı olarak her an su basmasına maruz kalacak kat olduğu,7. Katın sürekli kontrolleri yapılırken davacının eşyalarını düzensiz bir şekilde yığması sonucu kontrol edilemez ve hatta erişilemez hale geldiği, davalının bu katta su baskınını önlemesinin mümkün olmadığı, bu sorunun binanın yapımından kaynaklı olduğu, ayrıca davacının kumanda panosuna verdiği zarar sebebi ile pompa motorunun arızalandığı, pompa tesisatı çalışmadığından 2018 Nisan ayında -7. Katı su bastığı, zeminde 5 cm. yüksekliğinde su baskını olduğu, otoparktaki manevra kabiliyetinin yetersizliği, diğer katlara erişim zorluğu gibi hususların muhatabının müteahhit olduğu, davacının müteahhide yönelik yasal haklarını araması gerekirken apartman yönetimine yönelmesinin iyiniyet ile bağdaşmadığı, müteahhidin asansörler ile alakalı imalatından kaynaklanan arızaların çözümünün esaslı ve ciddi masraflar ile mümkün olduğu, bu hususta da müteahhide karşı yasal hakların kullanılması gerekirken apartman yönetimine husumet yönlendirmenin iyi niyet ile yine bağdaşmayacağı, davacının apartmanın otopark ve teras yalıtımından şikayette bulunduğu, bu hususunda muhatabı müteahhit olmasına karşın apartman yönetiminden istenmesinin doğru ve haklı bir talep olmadığı, davacının yanında çalışan elemanların 100’den fazla olduğu, işyerine gelen gidenlerin ve misafirler ile yemek servis elemanları vs. de bunun üzerine eklendiğinde ciddi sayıda gelen giden olduğu, davacının işyerinde yaşanan hırsızlık olayında da yönetim bakımından önlenmesi ve faillerinin bulunmasının da son derece güç olduğu, davacı yanında çalışan personelin zemin Katta yer alan dairelerin pencerelerini sürekli açık bırakmalarının da güvenlik riski oluşturduğu, davacının bu konuda pek çok kez uyarıldığı, apartmanda kedi beslenmediği, ancak çevrede çok miktarda kedi bulunduğu, bina bahçesine ve bazen de bina içerisine girmelerinin kaçınılmaz olduğu, sistem odasına giren kedinin sorumluluğunun apartman yöneticine yüklenemeyeceği, sistem odasına kedi girişinin engellemek üzere davacının önlem alması gerektiği, davacının kendisine ait olan daireleri kiraya vereceği hususunda hiçbir zaman beyanda bulunmadığı beyan etmediği, ayrıca davacının binaya taşınmazdan önce davalı yönetici tarafından kiracı bulunduğu ve fakat dairelerin kiralanmayacağının söylendiği, yönetici olarak 7 aydır bila bedel apartman sorunlarını çözmeye çalışıldığı, davacının 200.000 TL.nin üzerinde aidat borcu bulunduğu, bu nedenle yönetim ile sorunlar yaşadığı nedeni ile açıklandığı şekilde davacının iddia ettiği sorunların sorumlusunun davalı olmadığı, sorunların önemli bir kısmının proje ve imalat hatasından kaynaklandığı, müteahhit kaynaklı sorunlar olduğu belirtilerek davanın reddini talep etmiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusunun yöneticinin sorumluluğu altında olduğunu, davacıya otopark tahsisi yapılmadığını, davacının aracını Yönetim Planında belirlenen alana park edemediğinden bina dışındaki başka bir yere park etmek zorunda kaldığını ve bunun için ayrıca ücret ödediğini,asansörlerin sürekli arıza yaptığından asansör kullanımı konusunda sıkıntı yaşandığını,davalı tarafça otopark ve teras alanındaki yalıtım sorunlarının çözülmesi konusunda hiçbir girişimde bulunulmadığını,yağan yağmurlardan meydana gelen sızıntı ve akmalar sebebiyle davacının eşya ve malzemeleri ile dairelerinin zarar gördüğünü,binadaki güvenlik zafiyetinden ötürü davacıya ait 3 adet bilgisayar ve klimaların anakartları ile ısıtma soğutma sistemlerinin kartlarının çalındığını ve faillerin tespit edilemediğini, güvenlik birimi giriş-çıkışlarda davacının çalışanlarına yönelik zorluk çıkardığını, binanın çözülemeyen ve yukarıda yer alan sorunlarından dolayı davacının dairelerini kiraya veremediğini, kira gelirinden mahrum kaldığını, binada kedi beslenmesinden kaynaklı binayı pireler bastığını ve davacının çalışanın bundan kaynaklı hastanede tedavi gördüğünü, davacı tarafça tüm bu sorunlara yönelik olarak Kat Malikleri Kurulu Kararı alınmasının talep edilmesine rağmen davalı yönetimin toplantı yapmadığını ve herhangi bir karar almadığını, tüm bunların 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 35 nci maddesinde belirtildiği gibi yöneticinin görevlerinden olduğunu, her iki davalının da görev süreleri zarfında binanın ortak alanlarında meydana gelen zararlar ve dava konusunu teşkil eden diğer hususlara ilişkin gerekli tedbirlerin alınmamış olmalarından dolayı sorumlu olduklarını, davacının tanıklarının dinlenmediğini, bilirkişi raporu doğrultusuna hatalı olarak karar verildiğini, bilirkişi raporunda teknik tespitler dışına çıkılarak hukuki yorum yapıldığını,bilirkişi raporunda da binadaki yalıtım, ısı ve su giderlerine ilişkin olarak görülen aksaklıkların tespitinin yapıldığını,davaya konu ....girişinde apartmana gelen ve gidenlerin güvenlik kontrollerinin yapıldığı, işlemlerin bitimine müteakip gelenlerin geçişlerine izin verildiği ,keşif sırasında... Server Odasında ya da bu alanlarda herhangi bir kedi ya da başka bir evcil hayvana rastlanmamıştır." şeklinde tespitlerde bulunulmuşsa da bu hususlar keşif gibi kısa süreli ziyaretlerle gerçeğe erişilmesinin güç olduğu durumlardan olup mahkeme tarafından bina sakinlerinin görgü ve bilgisinden faydalanılması gerekirken safi bu rapor üzerinden hüküm kurulmasının hukuken uygun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava edilen olumsuzlukların 634 sayılı Kanunu'nun 35 inci mddesine göre yöneticinin, görev yetki ve sorumluluk alanında olamayacağı yönündeki denetime uygun bilirkişi raporu uyarınca karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda davacı tanıklarının dinlenmesinin davanın esasına katkısı olmayacağı kanaati ile davacının istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yönetimin görevini yerine getirmemesinden kaynaklı uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6029, K. 2025/11386, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6029-e-2025-11386-k-92cd1ed063ad