Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6032 E. 2025/11388 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6032
Karar No
2025/11388
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1918 Esas, 2025/418 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/870 Esas, 2021/1505 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının dairesine, müvekkilin deniz manzarasını tamamen kapatan eklenti olan camekanın kaldırılması ve eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin yapmış olduğu eklentinin davacının belirttiği gibi manzarasını tamamen kapatmadığını, yerel mahkemenin yeterli araştırma yapmaksızın, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verdiğini, müvekkilinin yalnızca kendi bağımsız bölümü üzerinde kanunların kendisine tanımış olduğu mülkiyet hakkını kullandığını, ana taşınmazda değişikliğe sebep olmadığını, bu nedenle kat maliklerinde bir zarar meydana gelmediği gibi yapılan eylemin kat maliklerinin rızasının alınmasını gerektirmediğini, taşkın kullanımın söz konusu olmadığını, kanunların uygun şekilde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilmiş yapı kayıt belgesinin dosyasına sunulmuş olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda bu durumun dikkate alınmadığını ve yapının kaçak yapı niteliğinde imara aykırı olduğuna ilişkin olarak rapor tanzim edildiğini, eksik inceleme sonucunda oluşturulan bilirkişi raporunun hukuka ve kanuna aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz üzerinde yapılan keşif sonucunda mimari projesi esas alınarak düzenlenen bilirkişi heyeti raporu ile, davalının kendisine ait bağımsız bölümün terasının üstünü kapatarak ve etrafını da buzlu cam kaplama ile çevirmek suretiyle mimari projesine aykırı imalatlar yaptığı, yapılan imalatlara ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut kat maliklerinin muvafakat verdiğine dair belgenin dosyaya sunulamadığı gibi projesine aykırı olan söz konusu imalatların davacıya ait bağımsız bölümün manzarasının da kapanmasına neden olduğu anlaşılmakta olup projeye aykırı imalata ilişkin olarak yapı kayıt belgesi alınmasının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) ve bütün kat maliklerini bağlayan yönetim planı hükümlerine aykırılığı ortadan kaldırmayacağı yapı kayıt belgesinin varlığının idari işlemler bakımından sonuç doğurucu olduğu, mimari projeye aykırı sabit tesis yapılması hususunun 634 sayılı Kanunun emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, yerel yönetim alanında idari sonuçları olan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilmiş yapı kayıt belgesinin kanunun uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği ve yapılan müdahalenin kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu usulüne uygun şekilde davalı tarafa tebliğ edilmemiş olup, bu durumun savunma hakkının ihlali anlamına geldiğini belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Mahkemece yapılan araştırma neticesinde haksız müdahalelerin neler olduğu belirlenerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4.Mahkemece davanın kabulüne karar verilir iken davalı tarafın mimari projeye aykırılıklarının krokiye bağlanmak sureti ile ne şekilde eski hale getirileceğinin belirtilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece keşif yapmak sureti ile alınan bilirkişi raporunda da yapılan imalatların projesine aykırı olduğu belirtilmiş ancak eski hale getirme bakımından yapılacak işlemler krokiye bağlanmak sureti ile anlatılmamıştır. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine göre mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerekmektedir. Mahkemece projeye aykırılıkların ve müdahalelerin neler olduğunun ve ne şekilde eski hale getirileceğinin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıkça belirtilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6032, K. 2025/11388, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6032-e-2025-11388-k-c02e0fe5efc4