Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5988 E. 2025/11383 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5988
Karar No
2025/11383
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/5127 Esas, 2025/62 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1624 Esas, 2024/523 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda onaylı mimari projeye aykırı olarak yapılan imalatlar ile ortak alanlarda onaylı mimari projeye ve yönetim planına aykırı olarak yapılan müdahalenin men’i ile onaylı mimari projesindeki gibi eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin ana taşınmazın 2 normal katının tamamının, diğer katların da bazı bölümlerinin kiracısı olduğunu, özellikle en üst katın tamamının kullanıcısı olduğu, ortak kullanım için herhangi bir alan ayrılmasına gerek bulunmadığını, ana taşınmaza ilişkin yönetim planının 28/2 ve 29. maddeleri müvekkilin kiraya verenlerine, dolayısıyla davalı müvekkiline dilediği gibi kullanma yetkisi verdiğini, ana gayrimenkulün 2. Bodrum katında yer alan ortak alanları da müvekkilin kiracılık hak ve yetkisi ile kullanma hakkının bulunduğunu bu sebeplerle müvekkilinin kötü niyetli işgalci olmadığını, davacının 14-16-18 nolu bağımsız bölümlerinin 2. Normal kat ile herhangi bir ilişiği veya kullanımı bulunmadığını, müvekkilin restourant, fotoğrafçı gibi kullandığı alanların da her biri kiralık başkaca bağımsız bölümler olduğunu, mülkiyet ve kiracılık hakkına dayalı işbu kullanımlara da davacının engel olamayacağının, müvekkilinin davacının 2. Bodrum kattaki ortak alanları kullanmasına kesinlikle engel olmamasına rağmen davacının haksız kazanç elde etmek için iş bu davayı açtığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ve kendisinin kullandığı taşınmazın maliklerinin mevcut değişiklikleri, diğer maliklerin rıza-muvafakat ve kat malikleri kurulu kararı ile yaptığını, resmi belge niteliğindeki delillerin dikkate alınmadığını, dava konusu ana yapı yöneticiliğinden bu konuda bir karar olup olmadığına dair müzekkere yazarak, ilgili kayıtların celbi gerektiğini, kat malikleri kurulunun 16.04.1997 tarih ve 18 numaralı kararı ile, "Hanın en üst katında düğün salonu yapılmasına" karar verildiğini, bunun sebebinin de toplantıya katılımın eksik oluşu olduğunu, yönetim planının 3.maddesine göre plan değişikliğinin 4/5 oy ile mümkün olduğunu, toplantıya katılmayan bir kişinin (....) oyu olumsuz olsa bile kararı geçersiz kılmayacağını, Mahkemenin eski hale iadesine karar verdiği hususlarda, kat maliklerinin rıza ve muvafakati de bulunduğunu , kat maliklerinin resmi belge niteliğindeki muvafakatlerinin de ilk derece mahkemesince yok sayıldığını, davacının işbu dava ve talepte bulunma hak ve menfaati bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin bu iddiayı da hiçbir zaman gündemine almadığını, tamamen ve tek delil olarak bilirkişi raporunu görerek karar verdiğini, mahkemenin husumet itirazını dikkate almadığını, bu hususta bir gerekçesinin de bulunmadığını, yargılamada dava konusu taşınmazın Yönetim Planının 7. maddesinin ihlâl edildiğini, İntifadan men şartının gerçekleşmemiş olduğunun da dikkate alınmadığını, Mahkemenin davalı aleyhine para cezasına hükmetmesinin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu, bunun için davanın, kat malikleri kurulu kararının iptali davası olması ve dava açan kişinin kararın uygulanmamasından dolayı "zarar görmesi" gerektiğine ilişkin her iki şartın da somut olayda mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın bir bölümünde kiracı olarak bulunan davalı şirketin taşınmazın ortak alanlarına müdahalede bulunduğunun tespit edildiği, istinaf ilamı doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alındığı, bilirkişi ek raporunda projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi için infaza elverişli şekilde ölçekli kroki ile projeye uygun hale nasıl getirileceği hususunun açıklandığı, raporun ve rapor doğrultusunda verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içerisine getirtilen tapu kayıtlarından davalının dava konusu bağımsız bölümlerde kiracı olduğu, davaya konu bağımsız bölümlerin maliklerinin davaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır. Bu tür davalarda yargılama sonucu verilecek kararın, dava konusu bağımsız bölümün tapuya kayıtlı malikinin hukukunu da yakından ilgilendirebilecek olması nedeniyle, hükmün infazının sağlanabilmesi açısından, dava konusu bağımsız bölümün tapuda kayıtlı malikinin davaya dahil edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, doğru değildir. 3. Mahkemece dava konusuna ilişkin sunulan kat malikleri kurul kararı muvafakatleri ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanun ve dava konusu taşınmaza ait yönetim planı çerçevesinde değerlendirerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, isabetli değildir. 4. Ayrıca mahkemece davanın kabulüne karar verilir iken davalı tarafın mimari projeye aykırılıklarının krokiye bağlanmak sureti ile ne şekilde eski hale getirileceğinin belirtilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece keşif yapmak sureti ile alınan bilirkişi raporunda da yapılan imalatların projesine aykırı olduğu belirtilmiş ancak eski hale getirme bakımından yapılacak işlemler krokiye bağlanmak sureti ile anlatılmamıştır. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine göre mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerekmektedir. Mahkemece projeye aykırılıkların ve müdahalelerin neler olduğunun ve ne şekilde eski hale getirileceğinin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıkça belirtilmemesi doğru görülmemiştir. Ayrıca eski hale getirme işlemlerinin binanın statiğine zarar verip vermeyeceği hususu değerlendirilmemiştir. Dava konusu taşınmazla ilgili statikten anlayan uzman inşaat bilirkişisinden yapılacak olan eski hale getirme işlemlerinin binanın statiğine zarar verip vermeyeceğinin tespiti yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının iade edilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5988, K. 2025/11383, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5988-e-2025-11383-k-37e77d449042