Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5696 E. 2026/369 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5696
- Karar No
- 2026/369
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4683 Esas, 2024/2302 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/304 Esas, 2023/661 Karar
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalılar ..., ... ve ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .............Mahallesi 1 64... parsel sayılı taşınmazın imar planında "okul alanı" olarak ayrılması ve bugüne kadar kamulaştırılamaması nedeni ile davalılar tarafından davacı idare aleyhine açılan davada Antalya 4. İdare Mahkemesinin 2020/108 Esas, 2021/344 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davalılar tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, idare mahkemeleri kararında tapu tescil hükmü olmadığından davacılara ait hissenin Maliye Hazinesi adına tescilinin yapılabilmesi için uzlaşma zaptı imzalamak ve ödemeye esas belgeleri teslim etmek üzere davacılar vekilinin davet edildiğini, uzlaşma zaptı imzalanmadığı için dava konusu hisselerin Maliye Hazinesi adına tescilinin yapılamadığını, herhangi bir ödeme de yapılamadığını belirterek taşınmazın davalılar adına kayıtlı olan tapu kaydında hisselerinin iptali ile tüm takyidat ve kısıtlamalardan ari olarak Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ..., ... ve ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince, davanın niteliği gözetilerek davalının dava açılmasına sebebiyet vermediğinden bahisle lehe vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmediğini, ancak müvekkil idarece dava açılmaması için mevcut karara uyularak üzerine düşenler yapıldığını, davalılar tarafından üzerine düşenin yapılmadığından dava açılmasının söz konusu olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin davalıların dava açılmasına sebep olmadığı yönündeki gerekçesi haksız olup idare lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar tarafından davacı idare aleyhine idare mahkemesinde açılan dava sonucunda Antalya 4. İdare Mahkemesinin 2020/108 Esas, 2021/344 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilerek davalıların ............... Mahallesi 1 64... parsel sayılı taşınmazın uygulama imar planında ... eğitim okulu alanı olarak planlanmış olmasından dolayı hukuki el atma nedeni ile davalıların payı oranında kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedildiği, idare mahkemesince bedeline hükmedilen paylara ilişkin tescil hükmü mevcut olmadığından davacı idare vekili tarafından davalılara ait payların Maliye Hazinesi adına tescili istemi ile eldeki davanın açıldığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesi üzerine davacı idare vekili tarafından yargılama gideri vekâlet ücretine hasren istinaf yoluna başvurulduğu, Anayasa Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli ve Resmî Gazete'de yayımlanan 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı karraında belirtildiği üzere, kamulaştırmasız el atma sebebine dayalı tazminat davalarında malike yüklenecek külfet nedeniyle taşınmazın gerçek karşılığı ödenmeden idare adına tescil edilmesi sonucunu doğurabilecek herhangi bir hüküm Anayasa’nın 46 ncı maddesinde öngörülen gerçek karşılığın ödenmesi güvencesi ile bağdaşmayacağından davacı idare vekilinin yargılama gideri ve vekâlet ücretine yönelik olarak ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.