Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5508 E. 2026/990 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5508
Karar No
2026/990
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/275 Esas, 2025/312 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/50 Esas, 2023/864 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .......... Mahallesi 432 49... parsel sayılı taşınmaza idarece fiilen el atıldığından kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev, yargı yolu, ehliyet, süre, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu taşınmaz imar planında "Ticari Rekreasyon Alanı" kullanımında olduğunu, söz konusu alanda herhangi bir kamulaştırma çalışması olmadığı gibi fiili ve hukuki hiçbir el atma olgusunun da bulunmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın öncelikle usuli itirazları doğrultusunda, kabul görmemesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ticari rekreasyon alanında kaldığını, hukuki bir kısıtlama olmadığı gibi taşınmaza fiilen el atmanın bulunmadığını, yargı yolunun caiz olmadığını, taşınmazın paydaşlarınca açılan davalarda yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verildiği ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 432 49... parsel üzerinde yapılan imar uygulaması ile davacı payının 432 49... parsele şuyulandığı ve imar planında “..........Rekreasyon Alanı” olarak ayrılmış iken 2013 yılında yapılan imar revizyonu planı ile "Ticari Rekreasyon Alanı" olarak ayrıldığı, davalı tarafça taşınmaza hafriyat dökülerek fiilen el atıldığı, taşınmazın paydaşlarınca açılan ve Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2018/359 Esas sayılı kararı ile onanarak kesinleşen dava sonucunda davalı idarenin taşınmazda pay sahibi olduğu ve bu yönüyle de fiilen el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, taşınmazın paydaşlarınca açılan ve davanın kabulüne dair verilen kararın davalı idarenin istinafı üzerine Dairelerinin 2017/574 Esas sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucunda fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği dikkate alınarak istinaf incelemesinin esastan reddine dair kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 25.06.2019 tarihli ve 2017/30569 Esas, 2019/12556 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği hususu da dikkate alındığında, arsa vasfında olan taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline dair kararda, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davada Ocak 2020 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 1.700,00 TL/m² birim bedelin Dairemizin 2021/1684 Esas sayılı kararı ile uygun bulunduğu da dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık görülmemiştir; ancak Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/7070 Esas, 2023/8035 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararı gereğince taşınmaza fiilen el atıldığı kabul edildiğinden kamu düzeni gereği el atma tarihi itibari ile nispi harca hükmedilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının harca ilişkin bölümü düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar etmekle birlikte nispi vekalet ücreti ve nispi harca hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve hukukî nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3. 6100 sayılı Kanun ile düzenlenen istinaf sebeplerinin “kamu düzenine aykırılık” ve “taraflarca ileri sürülen” nedenler olmak üzere iki ayrımda incelenmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırılık mutlak istinaf sebebidir ve bölge adliye mahkemesince kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle kamu düzenine aykırı bir sebebin istinaf dilekçesinde ileri sürülüp sürülmemesinin de bir önemi bulunmamaktadır. Buna karşılık kamu düzenine aykırı olmayan istinaf sebeplerinin istinaf dilekçesinde mutlaka gösterilmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırı olmayan bir istinaf sebebi istinaf dilekçesinde gösterilmemiş ise bölge adliye mahkemesince kendiliğinden dikkate alınamaz. Çünkü istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

4. Eldeki dosya kapsamına göre; davalı idare vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik açıkça bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından ve vekâlet ücretine ilişkin hükmün de kamu düzenine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi mümkün bulunmadığı gibi temyiz yolunda ileri sürülmesi durumunda dahi Yargıtay'ın bu temyiz sebebini incelemesi de mümkün bulunmamaktadır.

5. Buna karşın; 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ile “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü getirildiğinden hukuki el atmaya konu somut uyuşmazlıkta maktu harca hükmedilmemesi doğru değildir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Bölge Adliye Mahkeme kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin (4) numaralı bendinin tümüyle hükümden çıkartılması, yerine "7421 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun ek madde 4. maddesi, 3. fıkrasında, bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen tazminat kararlarına ilişkin mahkeme harçlarının maktu olarak belirleneceği hüküm altına alındığından, alınması gerekli 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL karar ve ilam harcı ve 269,85 TL ıslah harcının mahsubu ile 165,68 TL karar ve ilam harcının davalı belediyeden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine " cümlesinin yazılmasına, suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5508, K. 2026/990, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5508-e-2026-990-k-66e1ee920dbe