Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/540 E. 2025/11856 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/540
- Karar No
- 2025/11856
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2022 Esas, 2024/1814 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/507 Esas, 2023/383 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 238.730,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
... dışında kalan davacılar yönünden hüküm altına alınan bedelin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, işbu davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin davacıl ... ile ilgili olarak gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., Mahallesi 4199 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacının hissesi bulunduğunu, taşınmazın imar planında okul, eğitim alanı olarak planlandığını, davalı tarafından imar tarihinden itibaren uzun süre geçmesine rağmen imar planına uygun yapı yapılmaması sebebi ile hukuki el atma durumunun fiili el atmaya dönüştüğünü ileri sürerek bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazlarının bulunduğunu, taşınmaz üzerinde aşınmazın imar planında eğitim alanı olarak tahsis edildiğini, kamulaştırma işleminden belediyenin sorumlu olduğunu, yapılan imar uygulamasıyla ilgili idarenin görüşü alınmadığını, müvekkili kuruma ait bina bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın imar planı yapan belediyeye yöneltilerek açılmadığı için davanın husumetten reddolunması gerektiğini; taşımazın bedelinin yüksek belirlendiğini, tüm bedele dava tarihinden faize hükmolunmasının yanlış olduğunu, bedelin el atma tarihindeki niteliği dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, süresinden sonra sunmuş olduğu dilekçesinde ise vekâlet ücreti de bir yargılama gideri türü olup talep olması dahi mahkemelerce resen gözetilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uygun olarak maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair beyanda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsalin (kıyasi emsal Antalya ili, ..., Mahallesi 6861 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 22.06.2021 tarihli satışı) dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğunu, emsal alınan satışın dava öncesinde tapuda yapıldığı, buna ilişkin evrakların dosyaya celp edildiğini, emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığını ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceğini, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığını, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından, yapılan mukayese sonucunda emsal taşınmazın dava konusutaşınmazdan 1,25 kat daha değerli olduğu kabul edilerek dava tarihine güncellenen m² birim fiyatı üzerinden değerlilik katsayısı uygulanarak dava tarihi olan 06.12.2022 tarihi itibarıyla taşınmazın m² birim fiyatının 19.929TL olarak hesaplanmasında, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle, değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibariyle hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığını, davanın kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkin olması nedeniyle davalının yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş ayrıca, hukuki el atma nedeniyle maktu vekalet ücretinin resen düzeltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun’un) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde taşınmazdaki davacı payının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Davalı idare vekili maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği yönünde temyiz isteminde bulunmuşsa da, vekâlet ücretinin kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmadığı, davalı idare vekilinin süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, bu hususta değerlendirme yapılmamıştır.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Haricindeki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B.Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.