Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5309 E. 2025/14406 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5309
Karar No
2025/14406
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/765 Esas, 2025/316 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çekerek Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/11 Esas, 2022/413 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi uyarınca geri alınması istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalılar ... ve EPDK Başkanlığı yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı EPDK Başkanlığı ve ... Üretim A.Ş 'nin elektrik üretmek amacıyla baraj işi projesi kapsamında, baraj alanı güzergahına isabet eden gayrimenkullerin kamulaştırılması amacıyla kamulaştırma kararı aldığını, müvekkillerine ait Yozgat ili, ... ilçesi, ... köyü ... Mevkii 951 parsel sayılı taşınmaz hakkında kamulaştırma kararı verildiğini, kamulaştırma kararının kesinleşmesinden sonra uzunca bir süre idarenin taşınmaz üzerinde gerekçesine uygun hiçbir çalışma yapmadığını, sonrasında davalı ...Ş.'nin kamulaştırılan bu taşınmazı 16.12.2019 tarihinde ...'a sattığını, taşınmazın kamulaştırılmadan önceki sahibinin müvekkili olan davacı olması nedeniyle davalı ...Ş. tarafından diğer davalı olan ...'a satılan bu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili davacıya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı EPDK Başkanlığı ve ... Enerji A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından açılan davaya zamanaşımı nedeniyle itirazlarının olduğunu, taşınmazın satın alındığı tarihnin 25.05.2007 olduğunu, kamulaştırma bedelinin kesinleşme tarihinden itibaren beş yıllık süre içerisinde kullanılmayan taşınmazı geri alma hakkının bulunduğunu, ancak taşınmaz sahibinin bu süre içerisinde taşınmazını almadığından geri alma hakkının düştüğünü, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye ilişkin olarak almış oldukları 29.09.2007 tarihli ve 1331/1 sayılı kamulaştırma kararının dava konusu taşınmazın satış tarihinden sonra olduğunu, dava konusu taşınmazı ... Enerji A.Ş.'nin doğrudan satış yolu ile davacıdan aldığını, böylelikle husumet yokluğundan ve zamanaşımı yönünden davanın reddine yönelik karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu taşınmazın satışından ... Köyü muhtarlığında 12.12. 2019 tarihinde yapılan ilan ile haberdar olduğunu, davalı şirketin dava konusu taşınmazın satışı hususunda köy kahvesinde duyuru yaptığını, ayrıca da taşınmaz sahiplerine sözlü olarak bildirimde bulunduğunu, satış hakkında tüm köy halkının ve davacının haberdar olduğunu, sonrasında davalı şirket olan ... Enerji A.Ş. ile yapmış olduğu görüşmeler neticesinde 950, 951, 954 parsel sayılı taşınmazları 16.12.2019 tarihinde satın alarak tapusunu kendi üzerine aldığını, davacının satıştan haberi olduğunu, satış öncesi davacıya teklifte bulunulduğunu, fakat davacının alım gücünün olmamasından ötürü dava konusu taşınmazı satın alamadığını, sulh olma durumlarının bulunmadığını, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmadığını, davacının davalı şirkete kamulaştırma harici sattığını, dava konusu taşınmazı ... Enerji A.Ş.'nin satış işleminden önceki işlemlere ilişkin elinde resmi bir belge bulunmadığını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan kamulaştırma işlemi neticesinde, taşınmazın tamamı kamulaştırılmış olup kararın kesinleşmesinden sonra uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen davalı idarenin taşınmaz üzerinde gerekçesine uygun hiçbir çalışma yapmadığını, sonrasında ise davalı idare tarafından Anayasa tarafından güvence altına alınan hakların ihlali ile iş bu kamulaştırılan taşınmazın kanuna aykırı olarak başkaca bir şahıs olan davalı ...'a 16.12.2019 tarihinde satıldığını, davalının bu taşınmazın kamulaştırıldığını ve önceki sahibinin kim olduğunu bilerek aldığını, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporlarının dikkate alınmadan karar verildiğini, kamu yararı amacıyla özel mülke ait yerlerin bedeli ödenmek suretiyle kamulaştırma yoluyla idareye geçtiğini, fakat kamulaştırılan yerin idare tarafından ‘amacına uygun kullanılmaz’ ise kamu yararı için de kullanılamazsa mülk sahibinin geri alma hakkı doğacağını, davalı idarenin kamulaştırılan taşınmaz yönünden kamu yararı kararında belirtilen amacı gerçekleştirmediği gibi taşınmazı başka bir kamu yararı amacı doğrultusunda da kullanmayarak 3. kişiye ihale yoluyla satışını gerçekleştirdiğini, 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca taşınmazın kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde keyfiyetin idarece mal sahibine veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulmasına ilişkin yükümlülüğü yerine getirmeden taşınmazı özel kişilere devrederek davacının mülkiyet hakkına kamulaştırmanın dayandığı kamu yararı amacı bulunmadan müdahale edilerek Anayasa'nın 35 inci maddesindeki güvencelere aykırı olarak mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, dava konusu taşınmaz satılırken tapu müdürlüğünce 3083 sayılı Kanun uyarınca DSİ Genel Müdürüğüne görüş sorulmadığını, resmi kurumlar tarafından Resmî Gazete'de ilan edilen 3083, 54 03... sayılı kanunlar kapsamında Kamulaştırma, Toplulaştırma yapılmasına karar verilen yerlerde “uygulama alanı” ilan edildiğini, ”uygulama alanı” ilan eden kurumdan ilgili tapu sicil müdürlüğü tarım arazilerinin satış esnasında uygun görüş almak zorunda olduğunu, uygun görüş almadan satış yapılamayacağını, mahkeme kararında davanın husumet yönünden davanın reddine karar verdiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili lehine bozulmasını talep ettiklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile EPDK Başkanlığının 27.09.2007 tarihli ve 1331/1 karar sayılı kararında kamulaştırılacak taşınmaz listesinindosya içerisinde yer almakta olduğu; dava konusu taşınmazın kamulaştırılacak taşınmazlar listesi içerisinde olmadığı, 07.01.2010 tarihli EPDK Başkanlığının 2388-4 sayılı kararında ve 04.03.2010 tarihli EPDK Başkanlığının 2458-1 sayılı kararlarında da davaya konu 951 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılacak taşınmazlar listesinde bulunmadığı incelenen yazı cevaplarından anlaşıldığı, davaya konu edilen 951 parsel sayılı taşınmaz ... adına kayıtlı iken satış suretiyle davalı ...'a 16.12.2019 tarihli ve ... yevmiye nolu satış işlemi ile 5.504,00 TL bedel ile devredildiği, dava konusu taşınmaz, davacı ve müşterekleri adına kayıtlı iken bu taşınmaz hakkında alınmış bir kamulaştırma kararı bulunmadığı gibi dava konusu taşınmaz, davalı ... firmasına serbest satış kapsamında devredilmiş olup idare adına kamulaştırma nedeniyle yapılmış bir devir bulunmadığı, bu sebeple de somut uyuşmazlıkta 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin uygulanma yeri olmadığından İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının geri alım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5309, K. 2025/14406, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5309-e-2025-14406-k-06323f0b7972