Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/628 E. 2025/15285 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/628
Karar No
2025/15285
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/535 Esas, 2024/1736 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/527 Esas, 2022/415 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesi uyarınca davacıya geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.11.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacılar vekili Avukat ... gelmiş, davalı idare vekili duruşmaya katılmamıştır.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davaların dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 84... ada 30, 31... parsel sayılı taşınmazların 05.11.1996 tarihli ve 103-107 sayılı encümen kararı ile kamulaştırıldığını, müvekkillerinin murislerinin kamulaştırılan 30, 31... parsel sayılı taşınmazların hissedarı olduğunu, belirtilen parsellerin davalı tarafından kamulaştırma amacı dışında kullanılmasına karar verildiği hâlde, bu durumun müvekkiline bildirilmediğini, müvekkilinin taşınmazı geri alma hakkını kullanamadığını, bu nedenlerle 2942 sayılı Kanun gereğince müvekkiline geri verilmesi gereken taşınmazlardaki hisselerinin yerine geçmek üzere gerçek miktarı keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun’a göre 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, doğmasından itibaren 1 yıl içerisinde kullanılmayan geri alma hakkının düşeceğini, her ne kadar kamulaştırma amacına tahsis edilmediği ileri sürülmüş ise de taşınmazların bulunduğu bölgede idarenin kamu yararını gözeterek işlem tesis ettiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazların amacına aykırı olarak ticari tesis yapılarak kullanıldığını ve müvekkillerin zarara uğratıldığını, idare tarafından 2942 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinde belirtilen bildirim yükümlüğü yerine getirilmediğinden kamulaştırma bedelinin dışındaki bedelin de istenebileceğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararına göre 11.09.2014 tarihinden önce gerçekleştirilen kamulaştırma işlemleri nedeniyle 6552 sayılı Kanun'un 103 maddesi uyarınca yasaya eklenen süre şartının bu davada uygulanamayacağını, adli yardım taleplerinin reddinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma işleminin uzlaşma yoluyla taşınmazın 1997 yılında davalı idare adına tapuya tescil edilmesiyle asıl ve birleştirilen davacılar murisi yönünden kesinleştiği, kanunda belirtilen 5+1 yıllık hak düşürücü sürelerin geçtiği ayrıca kamulaştırılan taşınmazların farklı tarihlerde imar uygulamalarına tabi tutularak ifraz işlemleri sonucu kamu hizmetlerine özgülendiği, halen taşınmazların davalı idarenin mülkiyetinde bulunduğu ve 3. kişilere devir ve temlikinin söz konusu olmadığı "Kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsis lüzumu kalmaması" ön koşulunun da gerçekleşmediği, kamulaştırma yapan davalı idarenin taşınmazı iade etmesini ve eski maliklerin tazminat talebinde bulunmalarını gerektiren bir durumun olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince verilen asıl ve birleştirilen davaların reddine ilişkin kararının usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 62... , 31... parsel sayılı taşınmazların taş ocağı mevkii ağaçlandırma alanı olarak kullanılmak üzere 18.12.1997 tarihinde satın alma yolu ile ... Belediyesi adına tescil edildiği, daha sonra tevhit ve ifraz işlemleri sonrasında 4 88... parsel sayılı 471.035.00 m² yüzölçümü ile tescil gördüğü, dava konusu taşınmazın 19.03.2005 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında rekreasyon (tema park) alanında kaldığı, dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde, dava konusu taşınmazda imar durumuna uygun üst hakkı kurulduğu; dava konusu taşınmazın mülkiyetinin kamulaştırma tarihinden bu yana idare üzerinde olduğu ve taşınmazın mülkiyetinde bir değişikliğin olmadığı, kamulaştırılan taşınmazın üst hakkı dahilinde üzerine yapılan binaların da bu hakkın sona ermesi durumunda davalı idareye ait olacağı da dikkate alındığında, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia, savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/628, K. 2025/15285, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-628-e-2025-15285-k-83d11a9be3f1