Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5022 E. 2025/11018 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5022
Karar No
2025/11018
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1735 Esas, 2024/2000 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/196 Esas, 2021/177 Karar Taraflar arasındaki bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacılar dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., 367 ada 117 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan anagayrimenkulün bağımsız bölüm malikleri olduklarını, arsa payının tespitinde bağımsız bölümlerin değerlerinin dikkate alınmadığını, arsa paylarının hatalı olduğunu ileri sürerek düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. 2.Bir kısım davalılar vekili Av. ... cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. 3.Bir kısım davalılar vekili Av. ... cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 3 üncü maddesindeki yasal koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan yargılamada alınan iki bilirkişi raporunda da davacıların hissesine ait arsa payının tapuda gözüken arsa payından daha fazla olması gerektiğinin tespit edildiğini, mahkemenin gerekçesinde müvekkili ...'nın kat mülkiyeti kurulurken taşınmazda daire sahibi olduğundan bu arsa payını kabul ettiğini, bu sebeple de iş bu davayı açmakta iyi niyetli olmadığını belirttiğini, müvekkilinin kat irtifakının kurulduğu 17.06.1976'da binada daire sahibi olmadığını, bağımsız bölümlere tefrik edilen arsa paylarının kat irtifakı tesisi sırasında o tarihteki maliklerin taşınmazdaki hisselerine göre belirlendiğini, bu payların o tarihteki bağımsız bölümlerin değerleri ile orantılı olarak düzenlenmediğini, bulundukları kat, kat içerisindeki konumları, alanları, piyes sayıları, ışık ve manzara durumları gibi değerlerine etki eden faktörlerin dikkate alınmadan belirlendiğini, ikinci bilirkişi heyetinin hukuki dayanaktan yoksun ve hatalı şekilde ...'nın 1 nolu daire için 2/64 arsa payı üzerinden kat mülkiyeti tesisi talebinde bulunduğunu, bu sebeple de arsa payının düzenlenmesi talebinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi gereğince takdirinin Mahkemeye ait olduğunu belirttiklerini, 1976 yılında önce kat irtifakı kurulup daha sonra 1978 yılında kat irtifakındaki paylara göre kat mülkiyeti kurulduğunu; bu sebeple 1978 yılında kat mülkiyeti kurulurken onay verildiğinden bahisle iyi niyetli olmadığı şeklindeki tespitin kabul edilemeyeceğini, mahkemenin müvekkili ...'in de iyi niyetli olmadığı şeklindeki tespitinin ise hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, taşınmazda 21/09/1993 tarihinde malik olduğunu, mahkemenin davanın reddi kararı ile birlikte her bir davalı vekiline ayrı ayrı maktu vekâlet ücreti takdir etmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda kat mülkiyetinin kurulduğu 1978 tarihinde bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığı gibi dava konusu taşınmazda 1978 yılında kat mülkiyetinin kurulduğu dikkate alındığında aradan geçen süre zarfında taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmadığı, bağımsız bölümlerin, kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki değerlerinin yukarıda açıklanan unsurları ve bu belirlemeye göre tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olmadığı, davacılardan ...’nın da 1 numaralı bağımsız bölüm için 2/64 arsa payı üzerinden şahsen kat mülkiyeti tesisi talebinde bulunduğu anlaşıldığından arsa paylarının düzeltilmesi talebi bakımından iyi niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği anlaşıldığından bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı ancak , davacı ...'in dosya Dairemize gönderildikten sonra davadan feragat etmesi sebebiyle bu davacı yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurularak davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davacı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa paylarının düzeltilmesi ve tapuya tescili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5022, K. 2025/11018, T. 14.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5022-e-2025-11018-k-82db9c930601