Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4910 E. 2025/16179 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4910
Karar No
2025/16179
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1361 Esas, 2024/2947 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/486 Esas, 2023/256 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., .. Mahallesi 3 38... parsel sayılı taşınmazın Aile Sağlık Merkezi yapılmak amacı ile idare tarafından kamulaştırılmasına karar verildiğini, söz konusu taşınmazın müvekkillerine ait olduğunu, ancak idare tarafından her ne kadar sağlık tesis alanı arsası olarak kullanılıyor olsa da kamulaştırma bedelinin ödenmemiş olduğunu, bu sebeple müvekkillerinin maliki bulunduğu taşınmaza kanuna aykırı olarak el atılması nedeniyle zarara uğramış olduğunu, söz konusu zararın giderilmesi için eldeki davayı açtıklarını, taşınmaz bedelinin tespiti ile davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10 uncu maddesi ile belediye sınırları içinde kalan yerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyece yapılacağı veya yaptırılacağının hükme bağlandığını, bu çerçevede davalı kurumun dava konusu taşınmazın imar planını hazırlaması söz konusu olmadığını, bu nedenle husumetin .. Belediyesine yöneltilmesi gerektiğini, dava şartı yönünden itirazının olduğunu, esas yönünden usul ve esas bakımlarından haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idarece taşınmaza fiilen el atılmadığını, kamulaştırma iddiasının hukuki el atmaya ilişkin olup görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, bu nedenle davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, husumetin ilgili belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, davacı tarafın davaya konu pay hususunda kuruma yapmış olduğu herhangi bir uzlaşma talep başvurusunun olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle, hükme esas raporda, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, taşınmazın dava tarihi olan 20.07.2022 tarihi itibarı ile m² değerinin 2.461,41 TL olarak bulunarak, davacıların hisseleri nispetinde kamulaştırmasız el atma tazminatlarının hesaplandığı, taşınmazın belirlenen m² değerinin taşınmazın bulunduğu konumla uyumlu olduğu, hükme esas 01.02.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporu denetime açık, ayrıntılı, hüküm kurmak için yeterli olduğu anlaşıldığından, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı yararına hükmedilen vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında Sağlık Tesisi alanında kalan taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesine bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Davalı idare vekili maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği yönünde temyiz isteminde bulunmuşsa da vekâlet ücretinin kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmadığı, davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından bu hususta değerlendirme yapılmamıştır.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4910, K. 2025/16179, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4910-e-2025-16179-k-a2ac6b227799