Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4841 E. 2025/14079 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4841
Karar No
2025/14079
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2769 Esas, 2025/59 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/16 Esas, 2020/623 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Şanlıurfa ili, ..., ... Mahallesi 151 parsel sayılı taşınmazın 11.11.1985 tarihinde usulüne uygun kamulaştırılıp kamulaştırma bedelinin hak sahipleri adına bloke edildiğini, buna rağmen bugüne kadar tapuda ferağ verilmediğini ileri sürerek kamulaştırılan taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Bir kısım davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davacı idarenin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, usulüne uygun yapılmış kamulaştırma işleminden söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesine göre tescil kararı verilebilmesi için kamulaştırma işleminin taşınmaz malikine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesinin zorunlu olduğu, ancak dosyaya sunulan noter tebligatlarının denetlenebilir şekilde okunaklı olmadığı, okunabilir tebligat parçaları incelendiğinde, muhatapların adreslerde bulunmama sebeplerine ilişkin bir kayıt bulunmadığı ve tebliğ yapılan kişi ile aynı konutta birlikte yaşadıklarına dair de bir kayıt içermediği, bu durumda ilgililere kamulaştırma işleminin usulüne uygun tebliğ edildiğinin dosya kapsamına göre ispat edilemediği, kamulaştırma bedelinin her ne kadar bankaya bloke edildiği iddia edilse de bu bedelin tapu malikleri tarafından çekildiğine dair herhangi bir belge sunulamadığı ve bu kapsamda bedelin ilgilisince alındığının da idare tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma işleminin hukuka uygun olarak hak sahiplerine tebliğ edildiğini, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ilgilisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş bir kamulaştırma işleminden söz edilemeyeceği, davacı idare tarafından bloke edilen kamulaştırma bedelinin hak sahiplerine ödenmiş olduğunun da ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4841, K. 2025/14079, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4841-e-2025-14079-k-4fe8f983548b