Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4612 E. 2025/13680 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4612
Karar No
2025/13680
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2290 Esas, 2024/1691 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/516 Esas, 2023/269 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 431 99... (eski 1 parsel) sayılı taşınmaza kamulaştırma işlemi yapılmadan fiilen elatma olgusu gerçekleşecek şekilde kamulaştırmasız el atmış olduğundan tazminat alacağının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava süresi içerisinde açılmamış ise davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, idari yargının görevli olduğunu, taşınmazın imar planının iptali nedeniyle halihazırda plansız alanda kaldığından kamulaştırmasız elatmadan bahsedilemeyeceğini, kısıtlılık durumunun sözkonusu olmadığını, daha önce açılan aynı konudaki tarafları aynı olan davada, takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın kasinleşmediğini ve işbu davanın açıldığını, davacının kötüniyetli olduğunu, fiili elatma durumunun bulunmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 431 99... parsel sayılı taşınmazın 1996 onay tarihli 1/5000 ölçekli ... planında ve kentsel rekreasyon alanı olarak düzenlendiği ve buna bağlı olarak yapılan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve ... nolu parselasyon planı kapsamında “Kentsel Rekreasyon Alanı” kullanımında olduğu, 2013 onay tarihli imar planı değişikliği ile Ticari Rekreasyon Alanı kullanımına dönüştürüldüğü, Ankara 3.İdare Mahkemesinin 2019/141 Esas, 2020/1670 Karar sayılı kararı ile imar planı değişikliğinin iptal edildiği anlaşıldığını, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekmekte olup kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olduğu gibi işin esasına girilerek dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak birbirlerine üstünlük oranları kıyaslanmak suretiyle, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacılar payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline dair kararda, aynı bölgede belirlenen metrekare birim bedellerinin Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu durumda yakın parsellere verilen ve Yargıtay incelemesinden geçen dava dosyalarında belirlenen bedellerle uyumlu biçimde davaya konu taşınmazın zeminine değer biçilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde, 5 yıllık sürenin geçmiş olup olmadığı hususunuun irdelenmediğini, dava-ıslah ayrımı yapılmaksızın faize hükmedildiğini, husumetin kendilerine düşmediğini, imar planı ile uygulama imar planın iptaline ilişkin davanın temyiz aşamasında olduğunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekcesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde aynı bölgeden Dairemize intikal eden ve onanarak kesinleşen dosyalarda belirlenen bedeller de dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4612, K. 2025/13680, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4612-e-2025-13680-k-2a9044b63adf