Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4613 E. 2025/14398 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4613
Karar No
2025/14398
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/784 E., 2025/85 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/57 E., 2021/321 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete ait ... Merkez Dershanesinde 16.04.2007 tarihinde halkla ilişkiler uzmanı olarak çalışmaya başladığını, işten çıkarılan 25.02.2015 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, davalı tarafından 25.02.2015 tarihinde sözlü olarak iş akdi fesih edildiğini, müvekkile işe gelmemesinin bildirildiğini, müvekkilin aylık ücreti 1.300,00 TL olduğunu, 950,00 TL'sinin banka hesabına ödendiğini, 350,00 TL'sinin ise elden müvekkile ödenmekte olduğunu, davalı şirket müvekkilin iş akdini sözlü olarak feshettiğini, Şubat ayına ilişkin maaştan elden ödenmesi gereken 350,00 TL'nin müvekkile ödenmediğini, müvekkilinin yapmış olduğu araştırmada işe başlamış olduğu 16.04.2007 tarihinden itibaren bir kısım çalışmalarının SGK'ye bildirilmediğini öğrendiğini, 16... - 15... ve 01.06.2013 - 15.09.2013 tarihleri arasında bildirilmeyen çalışmalarına ilişkin hizmetinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Fer'i müdahil Kurum vekili; tespiti istenilen sürelerde hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin araştırılmasını, tanıkların işyerinde çalışanlardan kişilerden seçilmesini, davacının çalışmasının bir hizmet akdine dayalı olup olmadığını, davalı iş yerinin dava konusu tarihlerde Kanun kapsamında olup olmadığını, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı şirket vekili; müvekkili kurumda çalışanların tamamının Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliklerine ve İş Kanunu çerçevesinde uygun olduğunu, davacının kendi el yazısı dilekçe ve işe giriş bildirgesinde işe giriş tarihinin 03.10.2007 olduğunu, işten ayrılması ve tekrar başlaması ile ilgili işlemlerin tamanının davacının el yazısı ve resmi belgelerde sabit olduğunu, bu giriş ve çıkışlara uygun olarak sigortalı çalışmalarının bildirildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2021 tarihli kararı ile "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1-Davacı ...'in davalı iş yerinde 16.04.2007-01.10.2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine 06.04.2007-01.10.2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitine. 2-Davacının 01.06.2013-16.09.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışması olmadığı anlaşıldığından bu döneme ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli kararıyla "1-Davalının ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, ... 5-Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararı tamamen ortadan kalkmakla, İlk Derece Mahkemesi kararı yerine, davanın kısmen kabulü ile a-Davacının davalı iş yerinde 16.04.2007-25.02.2015 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti ile SGK'ya bildirilen süreler hariç davalı iş yerinde 16.04.2007-01.10.2007 tarihleri ile 01.06.2013-16.09.2013 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 09.11.2023 tarihli kararı ile "... Eldeki dava, davacının, davalı iş yerinde çalıştığı sürelerin tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmakta olup sair temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir. Mahkemece yapılması gereken iş; kabule konu 01.06.2013-16.09.2013 dönemi yönünden davacının, davalı dershanedeki sıfatı belirlenmeli, Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bildirimlerde bulunulduğu Kaymakamlık Olur'larından anlaşıldığından Milli Eğitim Müdürlüğü'nde bulunan şahsi sicil dosyası ve davacı tarafından imzalanan sözleşmeler celbedilmeli, davacının rehber öğretmeni mi yoksa idari çalışan mı olduğu araştırılmalı, idari bir işte çalıştığının tespiti halinde dershane açık ise idari personelin de işyerinde bulunması gerektiğinden tanık beyanları buna göre alınıp değerlendirilmeli ve fiili çalışma tereddütsüz şekilde ortaya konularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz tanık beyanları ile hüküm kurulması hatalıdır." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2025 tarihli kararı ile "1-Davanın kısmen kabulü ile a-Davacının davalı iş yerinde 16.04.2007-25.02.2015 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti ile SGK'ya bildirilen süreler hariç davalı iş yerinde 16.04.2007-01.10.2007 tarihleri ile 01.06.2013-16.09.2013 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4613, K. 2025/14398, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-4613-e-2025-14398-k-45aba6065ae1