Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4442 E. 2025/14208 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklı Maddi Tazminat İstemi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4442
- Karar No
- 2025/14208
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklı Maddi Tazminat İstemi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1760 E., 2025/89 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/146 E., 2023/482 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı iş yerinde çalışırken, 26.08.2016 tarihinde pres makinasının üretilen parçayı salması, parçanın düşmesi sonucu sağ el başparmağından yaralandığını, iş kazasının işverenin gerekli tedbirleri almaması sonucu meydana geldiğini, davacının iş kazası sonucu çalışma gücünü kısmen kaybettiğini, %6 oranında maluliyetinin bulunduğunu, iş yerinde en son 10,27 TL/saat ücreti ile ve sosyal hakları ile çalıştığını beyanla maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak üzere 100 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 6331 sayılı Kanun ve bağlı yasalar gereği her türlü yükümlülüğünü yerine getirdiğini, iş sağlığı ve güvenliği alanında zorunlu tüm eğitimlerin çalışanlara verildiğini, ekipmanların kontrol edildiğini, makinelerin periyodik bakımlarının yapıldığını, iş güvenliğinin temini için gerekli denetim ve kontrollerin yapıldığını, davacının kaza sırasında uygun ve doğru pozisyon almadığını, davacının uzun yıllardır davalı şirkette çalışan, benzer işlerde deneyimli, tecrübeli bir işçi olduğunu, cab güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek olumlu davranış şeklinin davacıdan beklenildiğini, buna rağmen davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak kazaya sebebiyet verdiğini, davanın ... Sigorta A.Ş.' ye ihbarını talep ettiklerini, davacının tüm tedavi ve diğer giderlerinin davalı şirket tarafından karşılandığını, davacının 2017 yılında işten ayrıldığını, hesaplanacak maddi tazminattan bu ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu tüm bu nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "...1-Davanın kısmen kabulüne; -703.578,58 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 26.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...1-Tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b/1maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işverenin kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza sonucu yaşadığı derin üzüntü ve acı karşısında hükmettiği manevi tazminatın son derece yetersiz olduğunu, yargılama süresince asgari ücretin artması halinde dayanak bilirkişi raporunda yer alan hesaplamalar eksik olacağından güncel asgari ücret ve katı esas alınarak hesaplama yapılması gerekeceğini, asgari ücretin artmasına dair talep ve itiraz haklarının saklı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı tam kusurlu olup, bu husus dikkate alınarak maddi tazminat talebinin kabulü gerektiğini belirterek Mahkeme ilamının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararında hiçbir gerekçe olmadığı, hükme esas alınan ücretin yerinde olmadığını, 2023 yılı asgari ücrete oranla hesaplamaya esas ücretin belirlenmesi kabul edilebilir olmadığını, taleple bağlılık aşıldığını, davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça talep edilmeyen yan haklar hesaplamaya dahil edildiğini, Yargıtay İçtihatları uyarınca davacı tarafça açıkça talep edilmeyen sosyal hakların giydirilmiş ücret hesabında dikkate alınması usul ve yasalara aykırı olduğunu, bilirkişi kök raporu ile ek rapor arasında açıkça bir çelişki bulunduğunu, çıplak ücrete dahil edilen ek menfaatlerin karşılığı her iki bilirkişi raporunda da birbirinden farklı belirlendiğini ancak bu hususa ilişkin somut hiçbir değerlendirme yapılmadığını, şirket lehine usuli kazanılmış hakkın göz ardı edildiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, hükme esas bilirkişi raporunda taleple bağlılığın aşıldığını, pasif devre hesabı yapılmasının yerinde olmadığını, kusur oranının kabul edilebilir olmadığını, olayda işçinin tam kusurlu olduğunu, maluliyet oranın yüksek olduğunu, belirsiz alacak davasının ıslah ile arttırılamayacağını, faiz başlangıcı ve türünün hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1- Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 544.470,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE 2. Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.