Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4622 E. 2025/4556 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4622
- Karar No
- 2025/4556
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3103 E., 2024/1113 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/363 E., 2022/320 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; maliki olduğu 3 79... parsel sayılı taşınmazın ................Müdürlüğünün talebi üzerine 23.01.2020 tarihinde vakıf adına tescil edildiğini, taşınmazın hangi vakfa ait olduğunun kesin olarak bilinmediğini, dayanak herhangi bir belge bulunmadığını, Belediye arşivinde yapılan araştırmada ............ tarafından vakfedilen taşınmazlar listesinde yer almadığını, her ne kadar tapu kaydında "............... icareli" şerhi bulunmakta ise de resmi nitelikte herhangi bir belgenin olmadığını, Vakıflar Bölge Müdürlüğünün tek taraflı yazısı ile tapu kaydının iptalinin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davaya konu taşınmazın 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca, vakıf kültür varlığı olması sebebiyle davalı İdarenin talebi üzerine Edirne Tapu Müdürlüğü tarafından .................... Vakfı adına tescil edildiğini, davacı İdarenin Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesi, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 693. maddesi ile Vakıflar Yönetmeliğinin 178. maddesince verilen görev ve yetkileri uyarınca dava konusu taşınmazın mazbut vakfı adına tescil ettirilmesi işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın evveliyatı sahih ve mazbut vakıf olup ............ Külliyesi içinde bulunduğu ve 1. derecede korunması gerekli kültür varlığı olduğu için ....................Vakfı adına yapılan tescilinin uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın evveliyatının vakıf malı olduğu, tarihi eser niteliğinde olduğu ve vakıf yolu ile meydana getirildiği, Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesi ile Vakıflar Yönetmeliği'nin 178. maddesindeki koşullarının davada gerçekleştiği ve kanıtlandığı, taşınmazın vakıf adına tescil edilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın vakıf malı olduğu ve vakıf yolu ile meydana getirilen kültür varlığına ilişkin herhangi bir delil ve belge bulunmadığını, taşınmazın hangi vakfa ait olduğunun anlaşılamadığını, bilirkişi raporunun usul ve yöntemine uygun olmadığını, yasal koşulların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın davalı lehine görüş bildirildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; .................... Mahallesi 3 79... parsel sayılı 1.1 13... miktarlı arsa nitelikli, üzerinde “..............Vakfından icareli” şerhi bulunan taşınmazın tamamı 13.05.1954 tarihli satış işlemi ile Edirne Belediyesi adına kayıtlı iken 22.01.2020 tarihli, 5737 sayılı Kanun'un 30. maddesine dayalı başvuru üzerine 23.01.2020 tarihinde "................. Evvel Vakfı" adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.