Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4724 E. 2025/13312 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4724
Karar No
2025/13312
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1084 E., 2024/2008 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/87 E., 2021/398 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in eşi ve diğer davacıların babası ...'in 06.11.2014 tarihinde davalı ...'e ait işyerinde, şoförü olduğu yüklü aracın boşaltımı esnasında sol yana yatan aracın altında kalarak öldüğünü, kaza ile ilgili savcılık soruşturması başlatıldığını, olayda kusurun tamamen davalılara ait olduğunu, murisin kusurunun bulunmadığını, davalı ... ile davalı ... Şirketi arasında imzalanan sözleşme ile asıl işveren alt işveren ilişkisinin mevcut olduğunu, davalı ...'in olayın meydana geldiği tesisin sahibi ve işleteni olduğunu, diğer davalı ...'in ise murisi şoför olarak istihdam eden işvereni olup, olayda yükleme boşaltma yapan tır aracının maliki ve işleteni olduğunu, ...'e yükleme boşaltma işi yapan yüklenici firma olduğunu, bu nedenle davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunması nedeniyle husumet yöneltildiğini, davalıların kazanın meydana gelmemesi için koruyucu tertibat ve önlem alınmaması nedeni ile kusurlu olduklarını, diğer yandan davalıların kusursuz sorumluluklarının da bulunduğunu, bu olay nedeniyle davacıların desteklerini yitirdiklerini, desteğin vasıflı bir çalışan olup davacıların destekten yoksun kaldıklarını, maddi zararın öncelikle tespit edilmesini bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik müvekkili eş ve çocuklar için 1.000,00 TL'şer destekten yoksunluk tazminatı ile davacıların yaşadıkları acı, elem ve ızdırap nedeniyle eşi Kader için 300.000,00 TL her bir çocuk için 100.000,00 TL'den toplam 800.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında eş ve çocukların maddi tazminat istemlerini 04.12.2017 tarihli dilekçesi ile davalı ... Şirketi hariç diğer davalılar yönünden eş için 143.474,24 TL'ye, çocuk ... için 13.541 TL'ye, çocuk ... için 19.272 TL'ye, çocuk ... için 23.154 TL'ye, çocuk ... için 25.771 TL'ye, çocuk ... için 31.305 TL'ye artırmıştır. 2. Davacılar vekili 07.04.2020 tarihli dilekçesiyle; davalı ... Teknik Taah. Mak. İnş. ve Bilg. San. ve Tic. A.Ş. ile davadan sonra yapılan sulh kapsamında bu davalı hakkında davalarından feragat ettiklerini, davalı ... Şirketinin de vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan edeceğini bildirmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Teknik Taah. Mak. İnş. ve Bilg. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin meydana gelen iş kazasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, zira müvekkilinin 24.04.2014 tarihli sözleşme ile diğer davalı ...'in işletme ünitelerinde çatı ve çatı kaplamaların tamir ve bakım işini üstlendiğini, bu iş kapsamında sökülen çatı malzemelerinin alınarak ...'e ait hurda sahasına götürülmesi için müvekkilinin bu işlerini yapan Meltuğ firması ile davalı ... arasında 23.10.2014 tarihinde imzalanan sözleşme ile demontaj işleri ile hurda malzemesinin belirlenen yere taşınması ve boşaltılması işinin yapılmasının kararlaştırıldığını, bu sözleşmeye göre ...'ın çalıştırdığı işçilerin iş emniyeti ve güvenliğini sağlama, gerekli emniyet tedbirlerini alma gibi hususları sağlamakla kullandığı araçların trafiğe ve hizmet gereklerine uygun şekilde bakımını yapmak ve uygun halde bulundurmakla yükümlü olduğunu, nakliyeci firma ile olan hukuki ilişkinin taşıma akti olduğunu, taşıyıcının aldığı yükü taşıma yerine götürmek ve işin gereğine uygun olarak boşaltmakla yükümlü olduğunu, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir hukuki ve teknik sorumluluğunun olmadığını, davacılar murisinin yükün boşaltılması için vinç gelmesini beklemeden boşaltım işine geçmesi sonucu kazanın olduğunu, bu nedenle müvekkiline ait bir yükümlülük olmadığını, aksine bir olay vuku bulmaması için vinç temin etmekle yapması gerekenden fazlasını yaptığını, kendisi tarafından alınması gereken tüm önlemlerin alındığını, nakliye firmasının kendisinden beklenen gerekli önlemleri almaması nedeniyle kazanın meydana geldiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... Teknik Taah. Mak. İnş. ve Bilg. San. ve Tic. A.Ş. vekili 08.06.2021 tarihli celsede haklarındaki davadan feragat edilmiş olması nedeniyle herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. 3. Davalı (...) ... Demir ve Çelik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar murisinin müvekkili ile doğrudan veya dolaylı olarak bir hizmet ilişkisinin bulunmadığını, murisin çalıştığı ... ile müvekkili arasında herhangi bir iş ilişkisi, sözleşme, asıl-alt işverenlik ilişkisi gibi bir yazılı veya sözlü sözleşmenin olmadığını, diğer davalı ... Şirketinin müvekkilinden ihale ile binalarda çatı ve cephe kaplama tamir bakım ve yenileme işini aldığını, bu sözleşmeye göre ... Şirketinin bu işin yüklenicisi olduğunu, sözleşmenin 17. maddesi uyarınca işin ifası için kullanacağı her türlü araç, gereç ile nakliye vasıtalarının ... tarafından sağlanacağı belirlendiğinden ...'nın kazaya karışan aracı diğer davalı ...'dan temin ettiğinin anlaşıldığını, sözleşmeye göre yüklenicinin çalıştırdığı personel ile alt yüklenici personeline ilişkin her türlü tedbiri almak ve ilgili mevzuat gereği işçi sağlığı ve iş güvenliği şartlarını sağlamakla yüklenici ... Şirketinin sorumlu olduğunu, meydana gelen kazanın yapılan işten, zeminden veya yükten kaynaklı değil araçtan ve şoförden kaynaklandığını, zira ... ve yanındaki şahısların arızalı olan damper için tamirci çağırmak yerine arızalı hali ile damperi kaldırmaya çalıştıklarını ve damperin aniden kalkması üzerine kazanın meydana geldiğini, müteveffanın emniyet kemeri sabit şekilde şoför mahallende sabit kalsa zarar görmeden olayın atlatılabileceğini, bu nedenle müvekkilinin kusuru ve sorumlulunun bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. 4. Davalı (...) ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ve Çelik A.Ş.'ye ait işletme ünitelerindeki çelik konstrüksiyon binalarda çatı ve çelik kaplama tamir ve bakım işlerini üstlenen diğer davalı ... Şirketinin şantiye şefi olan ... ile demontaj sırasında çıkan hurda malzemelerin nakliyesinde kullanılmak üzere tır gönderilmesi ve sefer başı ücret ödenmesi hususunda sözlü olarak 04.11.2014 tarihinde anlaştığını, müvekkilinin bu iş kapsamında ... ...'i işin yapılacağı sahaya gönderdiğini, müvekkilinin temsilcisi olan ...'in römork hidrolik yağının eksik olduğunu tespit etmesi üzerine işin ertesi güne bırakılarak yükün birbirine bağlı olması nedeniyle vinç yardımı ile boşaltılmasının talep edildiğini, ... Şirketi yetkilisinin de beyanında olduğu üzere ertesi gün vinç operatörüne talimat verildiğini, ancak müteveffanın ertesi gün hidrolik yağının tamamlanmasından sonra ...'in tüm uyarı ve talimatına rağmen ısrarla damperi kaldırmak suretiyle yükü boşaltmaya çalışırken tırın devrildiğini ve araçtan çıkarak kaçmak isteyen müteveffanın tırın altında kalarak hayatını kaybettiğini, bu iş için müvekkili ile dava dışı Meltuğ firması ile anlaşma yapıldığı iddiasının yersiz olduğunu, bu sözleşme kapsamında herhangi bi iş yapılmadığını, müvekkilinin ... Şirketi temsilcisi ... ile sözlü olarak anlaştığını, yüklemenin yükleme sırasında teknik emniyetin ... Şirketi tarafından sağlanmasının ve boşaltım sahasında yine ... Şirketi personelinin nezaret etmesinin bu sözlü anlaşmayı doğruladığını, davalı ... Şirketi ile dava dışı Meltuğ Şirketi arasında organik bağın araştırılması gerektiğini, bu nedenle davanın Meltuğ Şirketine ihbarını talep ettiklerini, kazaya uğrayan araç yüklemesinin ... personeli tarafından yapıldığını, araç istiap haddi 25 ton iken 28,7 ton yüklendiğini, ayrıca yükün birbirine bağlı olarak yüklenmesi nedeniyle akışkan özelliğini yitirmesine ve boşaltım sırasında yükün bir tarafa fazladan ağırlık yapması nedeniyle damperin ve aracın ağırlık merkezinin sol tarafa kaymasına ve aracın devrilmesine neden olduğunu, davalı ... Şirketinin müvekkili ile sefer başı ücret anlaşması nedeniyle araca istiap haddinden fazla yük yükleyerek maliyetten kaçmak isterken ...'in ölümüne neden olduğunu, aracın bilinçli olarak kantara kokulmadığını ve bu nedenle müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, kazada ... Şirketinin kusurunun bulunduğunu, ... Şirketinin ağır kusurlu davranışı nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, ayrıca ... ile ... Şirketleri arasındaki sözleşmeye göre işin kontrolünün ... Şirketinde olduğunu, ancak aracın tantara sokulmaması nedeniyle ...'de kusurunun bulunduğunu, işin icra edilirken her vardiyada bir adet iş güvenliği uzmanı ve şantiye şefi hazır bulundurulması gerekirken bir adet sorumlunun işi kontrol etmesinin mümkün olmadığını, mütevefaanın da araca fazla yük yüklenmesi, yanlış istiflenmesi ve aracın kantara sorulmaması durumunu kabul etmeyerek reddetme imkanı varken aracı sürmeye devam ederek ihmalkar davrandığını ayrıca müvekkil temsilcisi Cem'in vinç çağırmasına ve vincin gelmesini beklemesi talimatına rağmen dinlemeyerek damperi kaldırması sonucu kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusuru bulunduğunu ayrıca damper kaldırılmadan evvel çekilmesi ve boşaltma sırasında kontrollü olarak bırakılması gereken imdat frenini boşaltma sırasında indirmediğini, bu nedenle yükün boşaltılamadığını, diğer unsurlarında eklenmesi neticesinde kazanın meydana geldiğini, araçta emniyet kemeri takılı halde kalsa idi kazanın bu şekilde sonuçlanmayacağını, damperi kaldıran hidrolik çubuğunun kendiliğinden bükülmediğini, araçta bir eksiklik veya arızanın bulunmadığını, davanın Meltuğ Şirketiyle aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı Anadolu Sigortaya ve ... Şirketi şantiye şefi ...'e ihbarını talep ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 5. Davalı ...'ın 25.12.2019 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle mirasçılarına tebligat yapılarak yargılamanın mirasçılar taraf kılınmak suretiyle devam ettiği, mirasçıların dosyaya sundukları Dörtyol Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.02.2021 tarih ve 2020/1101 E-2021/132 K. sayılı ilamıyla mirası reddettikleri anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/87 E., 2021/398 K. sayılı kararı ile "davacılar vekilinin 07.04.2020 tarihli dilekçesi ile davalı ... Şirketi yönünden davasından feragat ettiği görülmüştür. Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve Mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragate feragat edilen kısmın dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İncelenen dosya içeriğine göre dava konusu kamu düzeni ile ilgili olmadığından ve dava konusunun davacı tarafından tek taraflı irade beyanı ile vazgeçilebilen haklardan olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı ... yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HMK.114/1-d maddesince "Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması" gerektiği belirtilmiştir. Davalı ... yönünden dosyamızda davalı olarak davaya dahil edilen mirasçıların tamamının mirası reddetmesi sonucu davada husumetin yöneltilebileceği davalı kalmamış olduğundan HMK.114/1-d maddesi gereği davanın reddine karar vermek gerekmiştir" gerekçeleriyle "Davalılar ... ve Çelik A.Ş. ve ... hakkında açılan davanın reddine, davalı eknika Teknik Taah. Mak. İnş. ve Bilg. San. ve Tic. A.Ş. hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/87 E., 2021/398 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 tarih ve 2022/184 E., 2022/1159 K. Sayılı kararı ile uyuşmazlık konusu işletme ünitelerindeki çelik konstrüksiyon binalarda çatı ve cephe kaplama tamir bakım ve yenileme işleri, davalı ... ve Çelik A.Ş.'nin asıl işleri arasında olmadığı, ... sigortalının sökülen malzemeleri davalı ... ve Çelik A.Ş.'ye ait atık malzeme alanına götürdüğünü, müteveffanın yaptığı bu iş, ihale ile verilen işle ilgili taşıma işi olup asıl işle ilgili yardımcı iş niteliğinde de olmadığını, atık alanındaki malzemelerin, davalı ... ve Çelik A.Ş. tarafından yeniden işlendiğinin dosya kapsamında ispatlanamadığı, o halde, davalı ... ve Çelik A.Ş.'nin ihale makamı olup diğer davalılar ile arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığının kabulünün yerinde olduğunu ve davacı tarafın bu yöndeki istinaf nedenine itibar edilemeyeceğini, davalı ... Teknik Taah. Mak. İnş. Bilgisayar San. ve Tic. A.Ş.'nin sulh nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığı halde Mahkemece anılan davalı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğu bu nedenle davacı tarafın bu yöndeki istinaf nedeninin yerinde olduğunu, hükmün bu yönden düzeltilmesi gerektiğini ayrıca davalılardan ... vefat ettiğinden dolayı Mahkemece mirasçılar hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin de hatalı olduğu" gerekçeleriyle "HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Davalılar ... ve Çelik A.Ş. ve ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ... Teknik Taah. Mak. İnş. ve Bilg. San. ve Tic. A.Ş. hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmekle beraber gerekçede belirtilenin aksine ... hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 tarih ve 2022/184 E., 2022/1159 K. sayılı kararının süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.02.2024 tarih ve 2022/10683 E- 2024/1871 K. ile "... Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçesinde davalı ... mirasçıları yönünden hüküm kurulması gerektiği kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırıldığı gerekçesine işaret edilmekle beraber; kararın hüküm kısmında anılan davalının mirasçıları hakkında bir hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Öte yanda davalı ...'ın yargılamanın devamı sırasında 25.12.2019 tarihinde vefat ettiği, mirasçıları tarafından Dörtyol Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan dava neticesinde verilen 05.02.2021 tarih ve 2020/1101 E- 2021/132 K sayılı ilam ile de mirasçıların mirası reddettiklerinin tespitine karar verildiği ve kararın 06.12.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. O halde, davacı tarafa talep etmesi halinde ... terekesine temsilci tayin ettirmesi için önel vermek, terekeye temsilci tayin edilmesi halinde bu temsilci huzuruyla taraf teşkili sağlanarak, yargılama yapılarak, ...'ın sorumluluğunun varlığı halinde terekenin tazminat alacağı ile sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur. ... " gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek Dairece 24.09.2024 tarihli celsede "...Davacı vekiline, ... ...'ın terekesine temsilci atanması için talebinin olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine, terekeye temsilci atanma isteği varsa Sulh Hukuk Mahkemesine terekeye temsilci atanması için talepte bulunmak üzere bu 2 haftalık beyan süresinin bitiminden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, dava açıldığı takdirde dosya numarasının Dairemize bildirilmesine, aksi takdirde bu yönde talepte bulunulmazsa davalı ... ...'ın mirasçıları ve tereke yönünden davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtaratına, iş bu duruşma zaptının davacı vekiline tebliğine,.." şeklindeki ihtara rağmen davacı vekili tarafından verilen kesin süreler içerisinde herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmekle, davalı ... ...'ın terekesi ve mirasçıları (..., ... ve ...) yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; I-Davalı ... ve Çelik A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, II-Davalı ... ...'ın terekesi ve mirasçıları (..., ... ve ...) yönünden davanın reddine, III-Davalı ... hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davalı ... ve Çelik A.Ş.'nin ihale makamı olarak kabulü halinde dahi iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaktan kaynaklı sorumluluğunun bulunduğunu, fabrika sahasından sökülen hurda demirlerin geri dönüşüme gönderildiğini, yani hurdalardan çıkarılacak yeni üretilen malın sahibinin de ... Demir ve Çelik A.Ş. olacağı gibi üretim tesisinin de bu şirketin mülkiyet ve işletiminde olması nedeniyle, çalışacak araç ve insanlarla ilgili ön denetim yapılmadan ve eğitim verilmeden fabrika sahası içerisine giriş izni verilmeyeceğini de açık olması karsından davalı ... ve Çelik A.Ş.'nin denetim görevi nedeni ile de sorumluluğu bulunduğu halde bu husus görmezden gelinerek iş bu davalı hakkında ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, b.Davacılar murisinin D sınıfı sürücü belgesine sahip bir şoför olduğu, yaptığı iş ve niteliği gözetildiğinde müteveffanın asgari ücret tutarında kazanç elde etmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği açık olmasına karşın bu hususta hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, c.Adana Bölge Adliye Mahkemesi Kararının 4 no.lu bendinde 30.000 TL + 30.000 TL = 60.000 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen bu davalıya (... A.Ş.) ödenmesine karar verildiğini, bu kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, d.Mümessil tayini işlemleri yönünden de usul ve esas yönünden hukuka aykırılıklar söz konusu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı dikkate alınarak, temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenleriyle kanun açık hükmüne aykırı görülen sebepler re'sen dikkate alınarak, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesinde müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Aynı tarifenin 7/2.maddesinde davanın husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü Mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. 3.Somut olayda, davalı ... Demir ve Çelik A.Ş. ’ye karşı açılan maddi -manevi tazminat davasında bu davalı hakkında husumetten ret kararı verilmesine karşın iş bu davalı lehine hem maddi hem de manevi tazminat yönünden ayrı ayrı ret vekalet ücreti takdir edilerek belirtilen A.A.Ü.T. maddelerine aykırı olacak şekilde hatalı karar verildiği anlaşılmaktadır. 4. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. 5. O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek hüküm bozulmalıdır. 6.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.12.2024 tarih ve 2024/1084 E-2024/2008 K. sayılı ilamında vekalet ücretinin tespit edildiği hükmün 4. fıkrasının tamamen silinerek yerine; "4-Davalı ... ve Çelik A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile bu davalıya ödenmesine, " sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4724, K. 2025/13312, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-4724-e-2025-13312-k-e7c17d5976b4