Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4606 E. 2025/12638 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4606
Karar No
2025/12638
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/219 Esas, 2024/752 Karar KARAR: Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, Kocaköy ilçesi, ... Mahallesi 3 88... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine istinaden kendi bünyesi içerisinde kurulan Kıymet Taktir Komisyonunun yeterince araştırma yapmadan kamulaştırmaya konu taşınmazın kamulaştırma bedeli hesaplanırken gayrimenkulun birim bedeli ile toplam değerinin gerçek rayiç bedelinin çok altında belirlendiğini taktir komisyonu tarafından tespit edilen kamulaştırma değerine itibar edilmememesini, taşınmazın gerçek değerinin keşif yapılarak tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve 2020/375 Esas, 2021/369 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve 2020/375 Esas, 2021/369 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2021/2013 Esas, 2023/159 Karar sayılı kararı ile arazi niteliğindeki Kocaköy ilçesi, ... Mahallesi (eski 3 88... ) 3 88... parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre; üzerindeki yapıya aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek davalı, taraf dava açmaya sebebiyet vermediğinden ve 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince yargılama giderlerinden davacı idare sorumlu olduğundan ayrıca davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi halinde Anayasanın 46 ncı maddesinde düzenlenen "taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi" ilkesi ve dolayısıyla da mülkiyet hakkı ihlali söz konusu olacağından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu gerekçesiyle davacı idare vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesi doğru ise de dava konusu taşınmazla ilgili olarak idare tarafından hazırlanan kıymet takdir raporunda kuru tarım arazisi olarak değer biçildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise soyut ve gerekçesiz şekilde dava konusu taşınmazın sulu arazi olarak kabulü ile değer tespit edildiği gözetildiğinde bu çelişkinin giderilmesi için yeniden keşif yapılarak, öncelikle dava konusu taşınmazın sulanıp sulanmadığı, sulanıyorsa fiilen nereden ve ne şekilde sulandığı, yapılan sulamanın yeterli olup olmadığı, Mahkemece ve bilirkişi kurulunca bizzat gözlemlenip yeniden alınacak raporla çelişki giderildikten sonra karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde bedel tespiti hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz kuru tarım arazisi olmasına rağmen bilirkişilerce 1. sınıf sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu, bilirkişi raporunda kapitalizasyon faiz oranının yüksek belirlendiğini, %5 veya 6 alınması gerekirken %4 alınmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda elde edilebilecek ürün miktarı ve ürün bedelinin yüksek gösterildiğini, bilirkişilerce taşınmazlardan her yıl azami verim sağlanıyormuş gibi bir hesaplama yapılarak dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının yüksek belirlendiğini, tespit edilen % 80 objektif değer artışının da son derece fahiş olduğunu, kabul manasına gelmemekle birlikte faize hükmedilecekse dahi 4 ayın bitimi 17.12.2017 den ilk karar tarihi olan 24.10.2018 tarihine kadar faize hükmedilmesi gerekirken son karar tarihi olan 24.10.2024 tarihine kadar faiz işlenmesinin hatalı olduğunu verilen kararın sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, kendisini vekille temsil ettiren müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4606, K. 2025/12638, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4606-e-2025-12638-k-98ba4f3e134b